SHP Öteki Partilere Benzemez
SHP ÖTEKİ PARTİLERE BENZEMEZ
- Siz bu SHP’yi niye kurdunuz?
- Türkiye’yi birbirinin benzeri partilerin elinden kurtarmak için SHP’yi kurduk. Yıllardır sağ partilerin biri gelir biri gider. Hepsi kendi zenginini yaratır, yoksulluk diz boyu çıkar. Sırasını savar gider. Sonra öbürü gelir. Şimdi sıra AKP’de. O da öncekiler gibi. Ne yoksulluk umurunda, ne işsizlik.
CHP desen, muhalefette kalmaktan memnun. AKP ile anlaşmışlar, al takke ver külah gidiyorlar. Arada bir yalandan kavga çıkarıyorlar ama işlerine gelince hemen el sıkışıyorlar. Yeter ki karşılarına başka biri çıkmasın, düzenleri bozulmasın.
Biz işte bu oyunu bozuyoruz. Siyaseti Karagöz-Hacivat gibi birbirine laf yetiştirmekten çıkarıyoruz. Halkın sorunlarına projelerimizle çözüm getiriyoruz.
Geçmiş siyasi deneyimlerimizden de ders çıkararak, özeleştirimizi yaparak SHP’yi kurduk.
- Peki SHP’nin diğerlerinden farkı ne?
- Her şeyimiz farklı. Bir kere bizde astığı astık kestiği kestik başkanlar yok. Oturduğu yere çöreklenen delege ağaları da yok. Tüzüğümüzü çok dikkatle hazırladık, bunların önünü kestik.
SHP Tüzüğüne göre;
. Kimsenin Genel Başkanlığı yedi yıldan fazla süremez.
. Genel Başkan bütün parti üyelerinin eğilim oyuna göre seçilir. Yani fiilen delegeliği kaldırdık.
. Partinin Genel Başkanı, yöneticileri, belediye ve il genel meclis üyeleri ile milletvekilleri servet beyanı vermek zorundadır. Bizim Genel Başkanımız Murat Karayalçın’ın ve eşinin servet beyanı Partimizin kuruluşundan bu yana internet sitemizde yer almakta. Her isteyen shp.org.tr adresine girerek Genel Başkanımızın ve eşinin mal varlığına bakabilir. Hangi partinin Genel Başkanının mal varlığı kamuoyuna ilan ediliyor?
. Partinin bütün gelirleri ve harcamaları internette yayınlanır, isteyen inceler.
. Partinin her türlü yönetim organında kadınlar da erkekler de kurulun en az üçte biri kadar temsil edilmektedir.
. Parti Okulunda eğitim görmeyen üyeler, partinin hiçbir yönetim kuruluna seçilemeyeceği gibi, parti içi seçimlerde oy bile kullanamazlar.
-Diyelim ki iktidara geldiniz. Ne farkınız olacak ötekilerden?
-Farkımızı şimdiden görebilirsin. Çünkü Biz laf kalabalığı yapmayız, projelerle konuşuruz. Bizim için en önemli iki konu yoksulluk ve işsizliktir. İkisi için de yapacaklarımız belli, projelerimiz hazır.
. Yoksulluğu Yenmek İçin Acil Plan hazırladık.
. Toplumsal Dayanışma Kurumu kuracağız. Mahallene kadar şubesi olacak.
. Yönetiminde hem devlet hem de sivil toplum örgütleri olacak. Devlet kaynakları ve özel kaynaklar bir araya getirilecek. Yardımları kimse keyfine göre dağıtamayacak.
. Yoksullara hem gıda, giyecek, yakacak, eşya yardımı yapılacak, hem iş kurması için kredi verilecek, hem de geçinecek iş sağlanacak. Türkiye’de 3 yılda yoksul kalmamasını planlıyoruz.
. Sağlıklı ve Ucuz Kırmızı Et Projesi hazırladık. Hem hayvancılık gelişecek, et üretimi artacak hem de aracılar ortadan kalkacak, fiyatlar düşecek. Kimse ete hasret kalmayacak.
. İşsizliği ortadan kaldırmaya kararlıyız. Teşvikler istihdama göre verilecek. Dış ticaret istihdama göre ayarlanacak. Planlama istihdama göre yapılacak. Kayıt dışını bitireceğiz.
. Bugün bir malı Türkiye’de yapmak mümkünken, gidip başka ülkelerden ithal ediyorlar. Yani o ülkelerdeki işsizlere iş yaratıyorlar. Biz teşvik sistemini değiştirerek, buna son vereceğiz.
. Özel sektörle, sivil toplum örgütleriyle birlikte “özel istihdam projeleri” hazırlayacağız. Herkesin yapabileceği bir iş var hayatta.
. Sadece istihdam projeleri için bütçeden yılda 1 Milyar dolar ayıracağız. Milli Gelirin yüzde 2’si yoksullukla mücadeleye ayrılacak.
. İşsizlik bir dert, çalışmak başka bir dert. Çalışanların haklarını kısıtlayan 12 Eylül yasalarını kaldıracağız, herkes hakkını arayacak.
. Azgelişmiş bölgeleri kaderine terk etmeyeceğiz, bölge planlarıyla kalkındıracağız.
-İyi güzel de, bütün bunlar için parayı nereden bulacaksınız?
-Bizi yıllardır pastayı önce büyütelim sonra paylaşırız diye kandırdılar. Biz yarının pastasını istemiyoruz, bugünün ekmeğini paylaştıralım istiyoruz. Bunun için proje de var, kaynak da.
. Artık IMF hatırına “faiz dışı fazla” vereceğiz diye halka gidecek kaynaklar kesilmeyecek. Tam tersine “yoksullar için fazla” vereceğiz.
. Herkese iş sağlanınca ülkede talep artar, piyasa canlanır, daha çok üretilir, daha çok para kazanılır. Biz işsizlere iş yarattıkça herkes daha çok kazanacak, ekonomi canlanacak.
. Devletin karlı işletmelerini satıp savurmayacağız, kapısına kilit vurmayacağız.
Doğru dürüst projen olursa dünyanın dört bir yanından para gelir. Biz bu işi iyi biliyoruz. Bu konuda çok deneyimli kadrolarımız var.
-Bu kadar dış sorunu çözmek kolay mı? Nasıl çözeceksiniz?
-Atatürk “yurtta barış, dünyada barış” demiş. Biz buna bir de “bölgede barış” ekliyoruz. Savaşın hayrını gören yok, Amerika’nın bile hali ortada.
. Biz başından beri Avrupa Birliği’ni savunan partiyiz. Bütün programımız Avrupa Birliği’ne uygun. Ne biz mızıkçılık yaparız ne de onlara yaptırırız. Türkiye’yi AB’ye biz sokarız.
. Kıbrıs’ta Annan Planını savunmuştuk. O tarihte elde edilebilecek en iyi çözüm Annan Planı gözüküyordu. Hem Kıbrıs sorununu çözmeye, hem de Türklerin hakkını savunmaya kararlıyız. KKTC Hükümeti de bizim gibi düşünüyor, sorunu birlikte çözeceğiz.
. Irak’ın Arap’ı da, Kürt’ü de, Türkmen’i de, Süryani’si de bizim akrabamız. Biz onların dağılmamasına, birlikte kalmasına yardımcı olacağız. Amerika’nın Irak’ı işgaline ilk karşı çıkan parti biz olduk. Hala da karşıyız. Irak bir bütün olarak kaldıkça, Türkiye de güvende demektir.
-Peki içerideki terör sorununu nasıl çözeceksiniz?
- Toplumsal Barış Projemiz var, siyasi denklemimiz var. Türkiye Kürt kökenli yurttaşlarımızın varlığını kabul edecek. Bu, azınlık statüsüne oturtulmak demek değil. Kürt kökenli yurttaşlarımız da Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü içine sindirecek. Denklem bu. Sünni Alevi’nin cemevine saygı gösterecek, Alevi de Sünni’nin camisine. Bu dengeyi her grup kabul edecek. Bu dengeyi bir tutturduk mu, her sorunu çözeriz. Çünkü biz Türk’ü, Kürt’ü, Arnavut’u, Boşnak’ı, Arap’ı, Laz’ı, Çerkez’i; Alevi’yle Sünni’yi bir tutan, bir gören partiyiz. Hepsi bizim insanlarımız, hepsi bizim yurttaşımız. Edirne’de ne diyorsak, Hakkari’de de onu söyleriz. Kimsenin diline, dinine baskı yapmayız, özgürlüğün yollarını açarız. Çözüm yolu itişmekte kakışmakta değil, herkesin konuşup uzlaşmasında yatar.
Kürt sorununa ayrı bakarız, terör sorununa ayrı. Teröre göz yummadık, yummayız da. Ama şunu da iyi biliriz: teröristler Kürt sorununu kullanıyor. Kürt sorununu çözersek, terör de kendine yandaş bulamaz, güçlenemez.
- Bu kadar yolsuzluğun olduğu bir ülkede işler yine karışmaz mı?
- Yolsuzluk lafla kalkmaz. Sen yolsuzluğa son verecek tedbirleri almadıktan sonra, istediğin kadar yolsuzluğa karşıyım de. İşte bu yüzden bir saydamlaşma programımız var. Devlette de, belediyelerde de her şey açık olacak. Herkes ne olup bittiğini izleyebilecek. Bunun için yeni yöntemler geliştirdik.
. Milletvekili dokunulmazlıkları kaldırılacak.
. Bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri, bürokratlar, yöneticiler göreve geldiğinde ve gittiğinde mal beyanı verecek. Yalnızca bir seferlik değil; Vatandaşlık numarasıyla malları mülkleri sürekli izlenecek, yayınlanacak.
. Hem devlet kurumları için hem de belediyeler için vatandaşın haklarını savunmak üzere, halk hakemleri seçilecek.
. Yeminli mali müşavirler belediyeleri denetleyecek ve sonuçlarını halka açıklayacak.
. Devletin ve belediyelerin yatırımlarında “proje karar kuruları” oluşturulacak. Projeden etkilenen kişiler bu kurullara girecek ve projelerin her aşamasını takip edecek, kararlara katılacak.
-Her şeyin çözümü yine Ankara’dan mı beklenecek?
-SHP iktidarında her şey Ankara’da olup bitmeyecek. Biz yerelleşmeden yanayız. Yeni Kentsel Düzen Programı hazırladık. Yetkilerin, kararların, uygulamaların çoğu yerele kaydırılacak. Sizin seçtiğiniz insanlar işleri yürütecek. İl özel idareleri güçlenecek, ilçe özel idareleri kurulacak. Devletin paralarının çoğu kentiniz ve yöreniz için kullanılacak.
Muhtarlıklar proje kontrol bürosu gibi çalışacak, işin içinde olacak. Bir proje kimin hayatını etkiliyorsa, o kişi de projenin parçası olacak. Biz buna “proje demokrasisi” diyoruz. Biz bunu daha önce uyguladık.