LAİKLİK KARŞITI EYLEMLER KATALOĞU 2008, 1. Çeyrek (2. Rapor)


(2. Rapor)


Nisan 2008
SHP LAİKLİK İZLEME MASASI


GİRİŞ


SHP Laiklik Karşıtı Eylemleri İzleme Masası, Katalog çalışmalarımızın 2007’nin son çeyreğini oluşturan, Ekim, Kasım, Aralık aylarını kapsayan 1. Raporunu Şubat 2008’de yayınlamıştır.

Bu çalışma kamuoyunda büyük bir ilgi ile karşılandı. Basın organları, gazeteler, dergiler, Rapordan geniş alıntılar yaptılar.

Köşe yazarları çalışmamızı lehte, aleyhte değerlendirdiler. Laikliği “bilmediğimizi” öne sürenler oldu. Bu kitapçığın arka sayfasında SHP’nin laiklik anlayışını Programında nasıl anlattığını göreceksiniz.

1. Raporumuza olan ilgi yalnız basın-yayın organları ile sınırlı kalmadı. Çok sayıda yurttaş, telefonla, e-posta ile, bizzat gelerek çalışmamızı edinmek istedi. Üniversitelerden de bu yönde istemler geldi.

Bu arada 1. Raporumuzda yer alan, Sayın Başbakan’a atfen kullandığımız, “türban yasağı Allah’a meydan okumaktır” sözü sorun yarattı. Başbakanlık Basın Bürosu bir açıklama yaparak Sayın Başbakan’ın böyle bir ifadesi olmadığını açıkladı. Masa görevlilerince yapılan incelemede, Diyanet-Sen Başkanı tarafından söylenen bu sözün, bilgisayarda oluşan bir kayma nedeni ile Sayın Başbakan tarafından söylemiş gibi yazıya alındığı görüldü. Bu istemsiz hata nedeni ile SHP olarak Sayın Başbakan’dan yazılı olarak özür dilendi ve bu madde çıkarıldı.

Yurttaşlarımızın ilgisi, SHP’nin bu çalışmasının taşıması gereken duyarlılığın ağırlığını daha da arttırmıştır. O nedenle SHP Laiklik Karşıtı Eylemleri İzleme Masası çalışma yöntemlerinde, 2. Raporun hazırlanması sırasında bazı yenilikler yapıldı.

Örneğin, 1. Raporda yer alan sınıflandırma şeklindeki sunum kaldırıldı. Katalogda yer verilecek “Laiklik Karşıtı Eylemler” dışında, ülkede sosyologların “Mahalle Baskısı” diye adlandırdıkları olayları, Masamız bu ad altında ayrı bir şekilde arşivlemeye karar verdi. Örneğin, 14.2.2008 tarihli Radikal gazetesinde yer alan, bir yapım şirketinin, filminin galası için ikram firmasını arayıp “bakanlar gelecek içki servisi yapmayın” dediği haberi mahalle baskısı olarak değerlendirilmiş ve Rapora konmamıştır. Ancak bunlar gerektiğinde ilerde yayınlanacaktır.

Ayrıca, bazı haberlerin doğruluk derecesinin ya da sürekli olup olmadığının Masa üyelerince özel olarak izlenmeye alınması gerekli görülmüş ve bunlar ayrı bir başlık altında toplanmıştır. İzlenen olayların nasıl sonuçlandığı Raporlarda açıklanacaktır. Örneğin; 7.1.2008 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yer alan “Laik Eğitim Sınıfta Kaldı” başlıklı ve “Bayrampaşa Osmangazi İlköğretim Okulu, girişten sınıflara kadar dini içerikli fotoğraf ve yayınlarla donatıldı” şeklindeki haber izlemeye alındı, haberden sonra söz konusu fotoğraf ve yayınların kaldırıldığı görüldü, o nedenle de Raporda buna yer verilmedi.

Aynı şekilde 8.1.2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan “Van Bahçesaray Hakkıbey İ.M.K.B. Yatılı İlköğretim Okulunda öğrenciler için mescit açıldı” haberi yerel SHP yöneticileri tarafından izlendi. Mescit tabelasının indirildiği, odanın kapatıldığı görüldüğünden Raporda bu olaya da yer verilmedi.

2. Rapor çalışmalarında, kamusal alanda türban kullanılması ile yoğun bir biçimde karşılaşılmıştır. Sayın Başbakan’ın 14 Mart tarihinde İspanya’da yaptığı ünlü basın toplantısı ile başlayan süreç, MHP’nin Anayasa değişikliğine destek olacağını açıklaması ve yapılan Anayasa değişiklikleri ile hızla gelişmiştir. (AKP yöneticisi Sayın Cüneyt Zapsu’nun “bir kadına türbanını çıkar demek, donunu çıkar demekle aynı anlama gelir” şeklindeki olağanüstü talihsiz sözleri, türbanlı yurttaşların ailelerini kışkırtmaya yönelik çok provakatif bir eylem haline gelmiştir.)

Bu süreçte kimi örgütler de “türbanın yalnız üniversitelerde değil, tüm kamusal alanda, ilk ve orta öğretim kurumlarında serbest bırakılması” , “hizmet alan-hizmet veren ayrımının yapılmaması” taleplerini içeren tam sayfa bildiriler yayınlamışlardır. 7.2.2008 tarihli Yeni Şafak gazetesi ve 9.2.2008 tarihli Star gazetesinde yayınlanan bu ilanları Raporumuzun sonunda Ek-1 ve Ek-2’de görebilirsiniz.

Öte yandan 12.3.2008 tarihinde Milliyet gazetesinde yer alan, “Fatsa İlçe Müftülüğü tarafından, İstiklal Marşı’nın beş yaşındaki bir türbanlı kız çocuğuna okutulması” haberine, bu aşamada gerçek niyete ilişkin bir kestirimde bulunulamadığından Raporumuzda yer vermedik.

Türban konusu ile ilgili olarak bazı olaylar da Arşivimizde yer aldığı halde, bir kamu organının- bireysel veya kurumsal- müdahalesi olmadığı için Raporumuza konmadı. Örneğin; 8.2.2008 tarihli Radikal gazetesinde yer alan “Muğla Milas’ta bir Din Dersi Öğretmeninin, öğrencileri camiye götürüp cüppe, sarık ve tesbihle fotoğraflarını çektiği; sonra da bunları 1,5 YTL’den öğrencilere sattığı” haberi, SHP İzleme Masası tarafından bireysel bir sahtekarlık olarak değerlendirildi ve Rapora konulmadı. Aynı şekilde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Meriçli tarafından ileri sürülen, “Üniversite’ye kayıt yaptırmaya gelen türbanlı kız öğrencilerin saçlarının yakınları tarafından makine ile tıraş edildiği” şeklindeki haber (8.2.2008 Hürriyet), bunda kamu görevlilerinin doğrudan sorumluluğu görülmediği için Raporda yer almadı.

Ayrıca 19.3.2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yer alan “Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün izinli sekreter yerine türbanlı bir personel çalıştırdığı” haberi ile 28.2.2008 tarihinde Milliyet gazetesinde yer alan, Güngören’deki İzzet Ünver Lisesi ve Bolu Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi’nin okul bahçesinde türbanlı öğrencilerin gezdiği, 16.2.2008 tarihinde Milliyet Gazetesinde yer alan, “Diyarbakır Valiliği’nin lokallere gönderdiği tebliğle, içkili yer bölgesine taşınmadıkları taktirde artık içki satışı yapamayacağı” haberleri tekzip edildiklerinden Raporda bunlara yer verilmemiştir.

2. Rapor çalışmalarımızda karşılaşılan laiklik karşıtı eylemlerin ikinci büyük kümesini alkollü içkiler yasağı oluşturuyor.

Alkollü içki yasaklarının tümünün AKP’li belediyelerce uygulandığı Raporumuzdan görülecektir. Belediyeler, kendilerine verilen yetkileri, vatandaşların yaşam biçimlerine müdahale etme şeklinde kullanmışlardır.

Herkese açık alanlarda alkollü içki içenlere sıradan yurttaşlarca yapılan müdahaleler mahalle baskısı şeklinde değerlendirilebilir; ancak, kamu yönetiminin bir parçası olan belediyelerce bu konuda kısıtlamalar getirilmesi mahalle baskısı şeklinde yorumlanamaz. O nedenle bu haberlere 2. Raporumuzda yer verilmiştir.

Bu ölçütlere uygun olarak saptadığımız Laiklik karşıtı eylemler 2008’in ilk çeyreğinde, 8 tanesi Ocak, 15 tanesi Şubat, 16 tanesi de Mart ayında olmak üzere toplam 39 adettir.

II. BÖLÜM

Laiklik Karşıtı Eylemlerin Katalog Sıralaması

OCAK 2008

1- Adana Çeaş Anadolu Lisesi’nde okuyan 50 - 60 kadar öğrenci, müdür yardımcıları ve bazı öğretmenlerle birlikte Cuma namazı için servislerle, DSİ İşletme ve Bakım Şube Müdürlüğü’nün Su Ürünleri Başmühendisliğindeki mescide götürülüyor. Olayın ardından Adana Valiliği soruşturma başlattı.

(Cumhuriyet – 05.01.2008)

2- Burç Eğitim Kurumları’na bağlı Özel Özgören Fen ve Anadolu Lisesi’nde 100’den fazla öğrenci, okul müdürü, müdür yardımcıları ve bazı öğretmenler tarafından servislere bindirilerek Cuma namazına götürülüyor.

(Cumhuriyet – 08.01.2008)

3- Denizli’de Açık İlköğretim Okulu sınavlarında sabahki bölümüne türbanlı girdikleri için salondan çıkarılan öğrenciler, yaptıkları protesto eylemi sonucunda öğleden sonra türbanla sınava alındılar. Öğrencilerden birisi, sınava dakikalar kala çıkarıldıklarını belirterek, “bize verdikleri öğrenci kimlik kartlarında bulunan fotoğraflarımız bile türbanlı. Bizi daha önce uyarabilirlerdi” dedi. Eğitim-İş Sendikası Denizli Şubesi, Açık İlköğretim Okulu sınavına 40 öğrencinin türbanla alınması nedeniyle vali yardımcısı ve sınav tespit komisyonu başkanı hakkında suç duyurusunda bulundu.

(Cumhuriyet – 13.01.2008)

4- İstanbul Haseki ve Vakıf Gureba Hastanelerinde türbanlı doktorlar ve hemşireler çalışıyor. Acil serviste çalışan kadın doktorların da türbanlı olması dikkat çekiyor. Hastaneleri denetlemekle yükümlü İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nde bile çok sayıda türbanlı personel çalışıyor.

(Show Tv – 17.01.2008 / Cumhuriyet – 18.01.2008)

5- İstanbul Bahçelievler Erkan Avcı Anadolu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nin zemin katındaki bir sınıf mescit olarak kullanılıyor. Öğretmenler, öğrenciler ve görevliler öğlen saatlerinde burada namaz kılıyorlar. İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ata Özer, 23.01.2008 tarihinde Radikal Gazetesinde yer alan haberde, Erkan Avcı Meslek Lisesi’ndeki mescitle ilgili sorulara "Hiçbir okulda mescit olmaz" dedi, ardından da ekledi: "Öğrencilerin de ibadet yapma hakkı var."

(Radikal – 21.01. 2008)

6- Milli Eğitim Bakanlığı’nın Açık Lise Sınavlarına türbanla girilmesine göz yumulması ihlalin boyutlarını büyütürken dün Konya ve Denizli’de yapılan sınavlarda türbanlı, şalvarlı, takkeli, peçeli öğrenciler vardı.

(Cumhuriyet – 27.01.2008)

7- Üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılması tartışılırken, türbanlılar açık lise sınavlarına rahatlıkla giriyor. Edirne Lisesi’nde çok sayıda türbanlı öğrenci hiçbir zorlukla karşılaşmadan sınava girdi. Ankara Sincan İmam Hatip Lisesi’nde, Ankara Başkent Lisesi’nde, Erzurum’daki ilköğretim okullarında yapılan sınavlara da türbanlı öğrenciler rahatlıkla girdiler.

(Milliyet – 28.01.2008)

8- Esenler Başakşehir Devlet Hastanesi ile Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çok sayıda türbanlı doktor ve sağlık çalışanı görev yapmaktadır.

(Cumhuriyet – 31.01.2008)

ŞUBAT 2008

9- AKP’li Isparta Belediye Başkanı Hakan Balaman’ın İlköğretim Okulu öğrencilerine Said-i Nursi’yi öven kitapçıklar dağıttığı ortaya çıktı. Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün onayı ile okullarda dağıtılan kitapçıkta Said-i Nursi propagandası yapıldı.

(Cumhuriyet - 02.02.2008)

10- İstanbul Beylikdüzü Fatih Sultan Camii İmamı vaaz verirken, “çalışan kadın aldatır” dedi.

(Radikal - 09.02.2008)

11- Ankara Kızılay Metro İstasyonunun koridorlarında her Cuma toplu namaz kılınıyor. Metro içindeki Mescidin dışına taşan kalabalık koridorları dolduruyor. Yürünecek alanın kalmadığı koridorlara seccadeler, halılar ve hasırlar seriliyor.

(Cumhuriyet- 09.02.2008)

12- AKP’liler Balıkesir’de yenilenen Atatürk Parkı içindeki tesislerin içkili yerler alanından çıkarılmasına ilişkin önerge verdiler.

(Milliyet / Radikal - 14.02.2008)

13- Antalya Korkuteli İlçesinde Belediye Meclisi yeni açılacak işyerlerine alkollü içki ruhsatı verilmemesini kararlaştırdı.

(Milliyet / Posta / Star - 15.02.2008)

14- Cebeci’deki Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin başhekimlik binasındaki mutemetlik ve matbu evrak deposu odalarında türbanlı personel görev yapıyor.

(Cumhuriyet – 16.02.2008)

15- Tüm dizileri saniye saniye takip eden RTÜK, hangi dizide kaç saniye içki sahnesinin gösterildiğini kayda geçirdi. Kurul bu kayıtları, “işte sakıncalı sahneler” diyerek rapor etti.

(Akşam – 19.02.2008)

16- Eskişehir Sağlık Müdürü Dr. Hüseyin Fidan’ın makam odasının duvarında asılı Arapça panolar dikkat çekti. Arap alfabesiyle yazılmış yazının bulunduğu tabelada, “Adil olmayı unutmamamız gerekiyor” yazıyor.

(Eskişehir İki Eylül Gazetesi – 20.02.2008)

17- Dalaman Elcik Köyü İlköğretim Okulu’nda görev yapan ücretli bir sınıf öğretmeni öğrenci ve velilere dini içerikli gazete kupürleri ve bülten dağıttı.

(Cumhuriyet – 22.02.2008)

18- İskenderun Meslek Eğitim Merkezi’nde, 18 Şubat’ta sınava giren kalfa adaylarına sunulan soruların tamamı dini konulardan seçildi.

(Cumhuriyet – 23.02.2008)

19- Hatay’ın Belen ilçesindeki Adakent Atatürk İlköğretim Okulu’nda 4. sınıf öğrenci velileri, 5 yıldır aynı okulda öğretmen olarak görev yapan bir şahsın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi dışında dini konularda ödev verdiğini, şikayet ettikleri halde sonuç alamadıklarını söylediler.

(Cumhuriyet – 23.02.2008)

20- Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği tarafından İstanbul Feshane Fuar Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuar, Kuranla başladı, namaz için ara verildi. Vakit Gazetesi’nin sponsorluğunda düzenlenen fuarda amaç, “İslami kapitalizmi büyütmek ve Türkiye’yi ekonomik, sosyal, siyasal her alanda dini esaslara göre yönetmek”.

(Vatan / Akşam – 25.02.2008)

21- Haseki Hastanesi’nde Ulviye Aygünler Çocuk Polikliniği’nde, İstanbul Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Ümraniye’de Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4 No’lu Göğüs Hastalıkları Polikliniği’nde çok sayıda türbanlı doktor ve hemşire görev yapmaktadır.

(Milliyet – 25.02.2008)

22- Edirne Ayşekadın Sağlık Ocağı’nda görevli bir doktor, başında türban olduğu halde hasta muayene ederken görüntülendi. Görüntülendiğini fark eden doktor gazetecilere tepki gösterdi. İl Sağlık Müdürlüğünün çok sayıda tutanak tuttuğu ve konuyu Sağlık Bakanlığı’na ilettiği, ancak bugüne kadar söz konusu kişi hakkında hiçbir işlem yapılmadığı bildirildi.

(Posta / Milliyet – 27.02.2008)

23- Bolu İl Tarım Müdürlüğü binasındaki bir oda personelin çalışma saatleri içinde namaz kılması için mescit haline getirildi ve kapısına “B-107 Mescit” yazısı asıldı.

(Milliyet / Posta– 29.02.2008)

MART 2008

24- İstanbul Pertevniyal Lisesi’nde öğrencilerin eğitim ve öğretim saatleri içerisinde okuldan çıkarak, okulun hemen yanındaki camiye gidip namaz kıldıkları ortaya çıktı. Veliler, bu uygulamanın Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeninin okula vekil müdür olarak atanmasıyla başladığını öne sürdüler.

(Cumhuriyet – 01.03.2008)

25- Denizli AKP’li Belediye Başkanı, 4 yıldır içki ruhsatı verilmeyen içkili lokallere, hayvan postları ve kimyasal atıklarla dolu olan tabakhaneyi adres gösterdi.


(Posta / Milliyet – 02.03.2008)

26- İstanbul’da Anadolu Gençlik Derneği’nin düzenlediği haremlik selamlık şehitler gecesinde cihat çağrısı yapılırken, ‘din elden gidiyor’ parolası ile Cumhuriyet rejimine karşı isyan başlatan ve idam edilen Şeyh Sait ile Şapka Devrimine karşı çıktığı gerekçesiyle asılan İskipli Akif Hoca da şehit olarak anıldı.

(Milliyet / Posta – 02.03.2008)

27- TTK Başkanı İrfan Erdoğan görevinden ayrıldıktan sonra, Milliyet Gazetesi’nden Devrim Sevimayla röportajında, “Kuran kursunu andıran şöyle bir teklifle karşılaştım: Gruplara ayrılmış bir şekilde düzenlenen sınıfta zorunlu olarak Kuran-ı Kerim’in bulunması, adalet, hoşgörü gibi kavramların kutsal kitap üzerinden münazara edilmesi”. Talim ve Terbiye Kurulu’nda cemaatlere rastladınız mı sorusuna, “birçok devlet kurumunda olduğu gibi MEB de TTK da Türkiye’nin yansıması olan kurumlardır. Türkiye’de ne görüyorsanız elbette orada da aynısı vardır” cevabını verdi 

(Milliyet – 03.03.2008)

28- İzmir İmam Hatip Lisesi ile Konak İmam Hatip Lisesi aralarında anlaşma yaparak erkek ve kız öğrencileri ayırdılar. Aralarında yaptıkları centilmenlik anlaşması, erkek ve kız öğrencilerin ayrı ayrı eğitim görmesini sağlıyor.

(Cumhuriyet – 05.03.2008)

29- Şırnak’taki Gazi Paşa İlköğretim Okulu’nun internet sitesinde Said-i Nursi propagandası yapılıyor. Siteye girenler Said-i Nursi’nin Risale-i Nur külliyatından bulunan bazı sözlerini “günün sözü” olarak görebiliyor.

(Radikal – 05.03.2008)

30- Eğitim-İş Fatih Şube Başkanı, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitapları ile ilgili araştırma yaptığı ve basınla bilgi paylaştığı için kınama cezası aldı.

(Radikal – 05.03.2008)

31- Diyanet İşleri Başkanı, “yargı dine karışmasın, Diyanet karar versin. Yargıçlar dinin bilgi metodolojisine göre karar versin. Din dersi zorunlu olmalıdır” dedi.

(Vatan / Milliyet / Yeni Şafak / Star– 07.03.2008)

32- Kepez Belediyesine bağlı Kuzeykaya Mahallesi’nde henüz öğretim çağında olmayan kız ve erkek öğrencilere, camları kartonlarla kaplı odalarda, baskıyla ayrı ayrı binalarda dini eğitim veriliyor. Kızlara da liseye gitmeyeceklerine dair yemin ettiriliyor. Öğrenci servisi olarak kullanılan araç Kepez Belediyesine ait bir minibüs. 

(Cumhuriyet – 12.03.2008)

33- İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı, çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte “şifahen değil acilen” sloganıyla Filistin Dayanışma Gecesi düzenledi. Haremlik selamlık oturma düzeninin yapıldığı gecede takkeli erkekler ile türbanlı, çarşaflı kadınlar ayrı ayrı oturdu.

(Hürriyet – 17.03.2008)

34- Sultanbeyli Kaymakamı ile AKP’li Belediye Başkanı, kitap dağıtımı yaptıkları imam hatip lisesi sınıfında, bir öğretmenin türbanlı ders vermesine göz yumdular.

(Cumhuriyet – 18.03.2008)

35- Milliyet muhabiri, İzmir Karşıyaka’daki Sağlık Bakanlığı’na bağlı Nilüfer Öz Yamanlar Sağlık Ocağı’nda türbanla görev yapan doktorun fotoğrafını çekince saldırıya uğradı. Muhabirin fotoğraf makinasını da çöpe atıldı.

(Milliyet / Cumhuriyet – 19.03.2008)

36- Eskişehir’de eski sağlık ocağı olan Yunus Emre Caddesindeki Odunpazarı Aile Sağlığı Merkezi’nde türbanlı bir doktor ve bir sağlık personelinin çalıştırılması tepkilere neden oldu. Sağlık Müdürü, “eğer böyle bir durum varsa, haklarında inceleme başlatılır” dedi.

(Eskişehir Sakarya Gazetesi – 20.03.2008)

37- Türk Dil Kurumu’nun bodrum katına mescit yapıldığı ortaya çıktı. Mescidin yanında abdest almak için lavabo da yapılıyor.

(Cumhuriyet – 21.03.2008)

38- Eyüp Otakçılar Lisesi’nde öğretmenler ve öğrenciler, ders saatleri içerisinde camiye gidiyor. Lisede kız öğrencilerin türbanlı olması dikkat çekti.

(Cumhuriyet – 30.03.2008)

39- Ankara Söğütözü’nden 23 Mart Pazar günü Saat: 15.00’de kalkan molasız otobüs 1 saat sonra namaz için mola verdi. Otobüsteki yaklaşık 20 kişilik fesli, sakallı grubun namaz kılması için muavin otobüsü durdurdu. Otobüsteki diğer yurttaşlardan gelen şikayetler üzerine muavin, “Bir şikayetiniz varsa şikayet formunu doldurun” yanıtını verdi.

(Cumhuriyet – 30.03.2008)

Ek-1
Yeni Şafak - 7.2.2008

İSLAMİ KİMLİĞE VE BAŞÖRTÜSÜNE ŞARTSIZ VE SINIRSIZ TAM ÖZGÜRLÜK

Bizler bu ülkede yaşayan Müslümanlar olarak yüzyıllardır varız ve buradayız. Birileri istemeseler de İslami kimliğimizle var olmaya devam edeceğiz.


Son iki yüzyıla yayılan süreçte İslami kimlik ve değerlerimiz tehdit ve düşman ilan edildi. İslam karşıtı bir laiklik anlayışını esas alan resmi ideoloji, militarist yöntemlerle bütün hayatımızı kuşatarak, İslami “hayat tarzı”mızı yok eden çok boyutlu baskılar, yasaklar ve zulümler gerçekleştirdi.

Başörtüsü yasağı da bunlardan biri olarak yıllardır acımasızca sürdürülmektedir. Bu zulüm, milyonlarca Müslüman’ın derin acılar yaşamasına, on binlerce gencimizin eğitim hayatının kesintiye uğramasına ve binlercesinin de eğitim için ülkelerini terk etmek zorunda kalmasına yol açmıştır. Bugün bu büyük zulme, hiç değilse üniversitelerde ve kısmen son vermek için yola çıkanlar, oluşturulan baskı ve korku atmosferinde önerdikleri çözümle, aslında yeni yasakların ve çözümsüzlüklerin kapısını açmak üzere bulunuyorlar. Bu teklif, üniversitelerde dahi yasağı tam anlamıyla kaldırmak bakımından zaaflıdır. Hatta askerin “başörtüsü bağlama” formunu yasalaştırarak yeni çözümsüzlüklerin kapısını açmaktadır. Diğer yandan, anayasa ve yasalarda dayanağı olmayan fiili yasağı kısmen kaldırma amacıyla ortaya konan teklif ve yapılan açıklamalar, bu fiili yasağı kamu hizmeti verenler ve orta dereceli okullarda okuyanlar bakımından daha kalıcı ve yasal hale getirebilecek, yeni adaletsizliklere zemin oluşturabilecek riskler de taşımaktadır.

Öte yandan, bu kısmi ve zaaflı değişiklik teklifine bile tahammül edemeyenler, İslam karşıtı saldırganlık ve özgürlük düşmanı azgınlıklarıyla yaygara koparmaktadırlar. Birer özgürlük adası olması gereken üniversiteleri kışla haline dönüştüren bu militarist zihniyetin sahipleri, kendilerine rağmen üniversitelerin özgürleştirilme ihtimali karşısında paniğe kapılarak halka ve halkın değerlerine meydan okumakta, anayasa ve yasalara aykırı despotça açıklamalar yapmaktan da çekinmemektedirler.

Kimi bürokrat, sözde entelektüel ve oligarşik güçlerin, kendileri yıllardır jakoben dayatmalarla, İslam karşıtlığına dayalı korku krallığı oluşturarak ideolojik tarafgirlikle kamu hizmeti verdikleri halde, bugün “Siz başörtüsü ile kamu hizmeti vermeye kalkarsanız tarafsız olamazsınız” demeleri, hem herkesi kendi gibi bilmek, hem de uzun yıllar süregelen kendi adaletsizliklerini, ideolojik tarafgirliklerini görmeyen bir körlük değil midir?

Bilinmelidir ki, bizim hayatımız bir bütündür ve tamamını Allah için yaşamak ibadi sorumluluğumuzdur. Bu sebeple İslami hayat tarzımıza yönelik bütün baskı ve yasakların şartsız ve sınırsız olarak kaldırılması gerekir. Gasp edilmiş haklarımızdan bir kısmının iade edilmesini kimse bize sunulmuş bir lütuf olarak algılayamaz. Şüphesiz ki biz, gasp edilen bütün haklarımızı alana kadar özgürlük ve adalet mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bu zulmü içselleştirmiş ve değişmez dogmalar haline dönüştürmüş kesimleri, fıtratın sesine kulak vermeye, insani erdemleri yeniden keşfetmeye, insanlık onurunu yeniden kuşanarak, on yıllardır sürdürülen bu büyük zulmü fark etmeye ve zulme son vermeye çağırıyoruz. Temel haklar ve özgürlükler söylemini içi boş slogan olmaktan çıkarıp ete kemiğe büründürmeye, ideolojik dayatmalara payanda kılmak için istismar edilen kavramlar olmaktan kurtarıp gerçek içeriğine kavuşturmaya ve her kesim için çifte standartsız bir biçimde hayata geçirmeye çağırıyoruz.

On yıllardır zulmettikleri Müslüman halkın önünde başlarını yere eğerek, “Bunca yıldır yaptığımız zulümlerden, emperyalist Batının seküler değerlerini, kimliğini ve kıyafetini dayatmak suretiyle İslami hayat tarzınızı yok ederek çektirdiğimiz ızdıraplardan dolayı özür diliyoruz” demeye ve böylece insani erdemleri yüceltmeye çağırıyoruz. Kimsenin kimseye din ya da ideoloji dayatmadığı, herkesin dilediği dini ya da ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet vasatını birlikte tesis etmeye çağırıyoruz.

GENÇ BİRİKİM DERGİSİ - İLMİ VE KÜLTÜREL ARAŞTIRMALAR VAKFI (İLKAV).  ADANA: ALFABE KİTABEVİ,  FURKAN VAKFI, GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, HİDAYET-DER, İHL MEZ. DERNEĞİ, İMAM ALİ EHLİBEYT KÜLTÜR DERNEĞİ, KALEM VAKFI, MERVE KADIN DERNEĞİ, RADYO BARIŞ, TEPEBAĞ İHL MEZ. DERNEĞİ, TUKODER ŞUBE, RİBAT VAKFI, ULFETDER, YUVAKUR.

ANKARA: AKEV ŞUBE,   ASDER, AYDER, ESAM, FAHRİ ALEM GENÇLİK DERNEĞİ, İLKYAY, KARDELEN, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEDARİK YAYINLARI,  MEKDAV, MERHAMET DERNEĞİ, ÖĞRETMENSEN, RADYO DENGE, VAHDET VAKFI. ANTALYA:  ALANYA ALİMDER, ALANYA DİYANET-SEN ŞUBESİ, ANÇED, ANSED, ESDER,  ÖZGÜR-DER TEMSİLCİLİĞİ, SEBİLAY. BARTIN: ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ, BİMDER, DİYANET-SEN ŞUBESİ, EĞİTİM-BİR-SEN, MESDER. BATMAN: ANADOLU GEÇLİK DERNEĞİ ŞUBESİ, BEY-DER, DÜŞÜNCE VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ PLATFORMU, UMUT-DER, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEMUR-SEN ŞUBELERİ  (BAYINDIR-MEMUR-SEN, BİRLİK-HABER-SEN, BÜRO-MEMUR-SEN, DİYANET-SEN,  EĞİTİM-BİR-SEN, ENERJİ-BİR-SEN, SAĞLIK-SEN, TOÇ-BİR-SEN, ULAŞTIRMA-MEMUR-SEN, KÜLTÜR-MEMUR-SEN) ÖZGÜR-DER ŞUBESİ. BİNGÖL: EĞİTİM BİR SEN ŞUBESİ, BİNYAR. BİTLİS: TATVAN ÖZGÜR-DER ŞUBESİ. BURSA: GÜLBAHÇE DERNEĞİ, İHL MEZ. DERNEĞİ, MAZLUMDER ŞUBESİ, ÖZGÜR-DER ŞUBESİ. ÇORUM: İLKEDER, ÖZGÜR-DER ŞUBESİ, ALACA MEMURSEN, ALACA EĞİTİMBİRSEN. DİYARBAKIR: AYDINLIK YARINLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ, HASDER, HAYIRKAPISI DERNEĞİ, İKRA EĞİTİM-DER, İLKCEMRE DERGİSİ, KARDEŞ-DER, MEMURSEN (BAYINDIR-MEMUR-SEN, BİRLİK-HABER-SEN, BÜRO-MEMUR-SEN, DİYANET-SEN, EĞİTİM-BİR-SEN, ENERJİ-BİR-SEN, KÜLTÜR-MEMUR-SEN, SAĞLIK-SEN, TOÇ-BİR-SEN, ULAŞTIRMA-MEMUR-SEN) ŞUBELERİ, MUSTAZAF-DER GENEL  MERKEZ VE ŞUBELERİ, ÖZGÜR-DER ŞUBESİ, TOPLUMSAL ADALET VE ISLAH HAREKETİ DERNEĞİ. ELAZIĞ: ABI HAYAT DERNEĞİ,  FURKAN VAKFI ŞUBESİ, İHYA-DER, ŞURADER. HATAY: ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ. GAZİANTEP: ERDEMLİLER CEMİYETİ DERNEĞİ, FURKAN DERNEĞİ, HAYDER, ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ, ŞAFAK RADYO. İSTANBUL: BURUC YAYINLARI, BİRDİRBİR DERGİLERİ, DAVET DERNEĞİ, EKİN YAYINEVİ, GRUP YÜRÜYÜŞ, HAKSÖZ DERGİSİ, İDKAM,  KALEMDER, KARDELEN-DER, KUDÜS-DER, MARVA, MAZLUMDER ŞUBESİ, MEDENİYET-DER, ÖZGÜR-DER GENEL MERKEZİ (ÖZGÜR-DER AVCILAR, BEYKOZ, ÜMRANİYE ŞUBELERİ), TİYEMDER,  TÜKETİCİLER BİRLİĞİ, ÖZGÜN İRADE DERGİSİ, WWW.VAHDET.COM.TR, VUSLAT DERGİSİ, ISPARTA: İLKDER. İZMİR: BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK İZMİR PLATFORMU, ÇAĞRI-DER,   İNSAN YAYINLARI, İNSAN-DER, İZMİR PLATFORMU, ÖZGÜN-DER, ÖZGÜR-DER ŞUBESİ, TATVANLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ. KAYSERİ: BİRLİK FM, FURKAN RADYO, İSTİŞARE YAYINEVİ, OKYANUS YAYINCILIK. KIRIKKALE: ÖĞRETMENSEN ŞUBESİ, VUSLATDER. KIRŞEHİR: AŞİYAN DERNEĞİ, ENDERUN VAKFI. KOCAELİ: AKEV ŞUBE, ANADOLU RADYO, GENÇDER, DİLOVASI ÇAĞRIDER, DERİNCE KOCAELİ KÜLTÜR DERNEĞİ, DERİNCE MAVİAY DERNEĞİ, GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, KÖRFEZ KÜLTÜR MERKEZİ (KÖKDER), KUR’AN NESLİ DERGİSİ, ZAMANIN ZEYNEBİ DERNEĞİ, GEBZE MESAJ FM, KONYA: ÇIDAM DERNEĞİ, HEDADER. MANİSA: AKHİSAR ULU CAMİ EĞİTİM-KÜLTÜR VAKFI, AKHİSAR GENÇ ERDEMLİLER HAREKETİ DERNEĞİ, AKHİSAR ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ,  AKHİSAR SARICA AHMET YARDIM DERNEĞİ. MALATYA: NİDA DERGİSİ MARDİN: EĞİTİM-BİR-SEN ŞUBESİ, MARDİN İLETİŞİM GAZETESİ. SAKARYA: BAŞÖRTÜSÜ PLATFORMU, DİRİLİŞ SAATİ DERGİSİ, İLİM HİKMET VAKFI, ÖZGÜR-DER ŞUBESİ, RİBAT EĞİTİM VAKFI, SAKARYA DAYANIŞMA DERNEĞİ, SABED, VAHDET VAKFI ŞUBESİ, GEYVE ÖZGÜR-DER TEMSİLCİLİĞİ. SİVAS:  EDEBİ PANKART DERGİSİ. TOKAT:  EĞİTİM BİR SEN ŞUBESİ, ELDEN ELE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ, İHL MEZ. DERNEĞİ, KÖPRÜ AİLE VE ÇOCUK KÜLTÜR EĞİTİM DERNEĞİ, TASFİYE DERGİSİ, TOKAT KADIN PLATFORMU DERNEĞİ, TOPLUMSAL DAYANIŞMA DERNEĞİ. URFA: AÇIKKAPI DERNEĞİ, SİVEREK FENERİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ, VİRANŞEHİR CAMİİ DERNEĞİ. VAN: GÖKKUŞAĞI DERNEĞİ, İNSAN-DER, MAZLUMDER ŞUBESİ,  UMUT IŞIĞI DERNEĞİ, YOZGAT: MEMUR-SEN ŞUBE, SORGUN GERÇEK HABER GAZETESİ, SORGUN MALİ MÜŞAVİRLER VE MUHASEBECİLER GRUBU, UFUK RADYO. ZONGULDAK: MUHABBET DERNEĞİ, İMAM HATİP MEZUNLARI DERNEĞİ.

Ek-2
Star Gazetesi - 9.3.2008

KONYA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
ARTIK YETER ÖZGÜRLÜK İSTİYORUZ

Aşağıda adları bulunan Sivil Toplum Kuruluşları olarak, ülkemizde son günlerde sıkça tartışılan, özgürlükler ve kılık kıyafet sorununa dair görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Yıllardır ülkemizi ve insanlarımızı yoran, yıpratan kılık kıyafet yasağını; fevkalede incitici, onur kırıcı, küçük düşürücü, antidemokratik, baskıcı ve hukuk dışı bir uygulama olarak kabul etmekteyiz.

Söz konusu gayri meşru yasağın kaldırılmasına yönelik mevzuat çalışmalarını, hak ve özgürlükler bağlamında ele alıp olumlu bulduğumuzu, ancak taslak metindeki çerçeveyi de yetersiz bulduğumuzu belirtmek isteriz.

Uzun zamandan beri süregelen bu tartışmalar, konunun çözümü için mevzuat değişikliği çalışmalarının başlamasıyla yeni bir boyut kazanmış bulunmaktadır. Bilindiği gibi bu amaçla Üniversiteler Arası Kurul ideolojik bir toplantı tertip etmiş özgürlük karşıtı ve slogan vari tehditkar bir bildiri yayınlamıştır.

Bu bildiri üniversitedeki birtakım ideolojik güç ve çıkar odaklarının, kendi çıkarlarını sürdüebilmek amacıyla, yasaklara kılıf uydurmak için hazırladıkları bir dayatma bildirisinden başka birşey değildir.

Kendileri gibi düşünmeyenlerin veya davranmayanların varlığını gerginlik sebebi olarak gösterip, kendinden başkasına hayat hakkı tanımak istemeyenlerin tek tip, dayatmacı ve ideolojik tavırları toplumu germektedir.

Esasen üniversiteleri; tüm fikirlerin özgürce tartışılıp ifade edildiği bilim yuvaları olarak görmek istediğimizi, tek tip insan yetiştiren ideoloji dayatma merkezleri olmasını asla kabullenemeyeceğimizi de belirtiriz.

Ülkerdi kılık-kıyafetin serbest olması durumunda, başı örtülü olanların başı açık olanlara ileride baskı yapabileceği iddiasını fevkalade komik bir vehim olarak görüyoruz.

Bun karşılık başı örtülü olanlara karşı kamuda ve eğtim-öğretim kurumlarında uygulanan baskının, apaçık bir gerçek olduğunu ve hatta başı örtülü olanların yaşam özgürlüğünün hiç dikkate alınmadığını hatırlatırız. “İleride bize baskı yapılabilir, öyleyse biz şimdiden baskı altına alalım” dayatmasının da asla kabul edilemeyeceğini de açıkça ifade etmek isteriz.

Sonuç olarak;

Haktan adaletten ve özgürlüklerden yana tavır alanların her zaman yanında olduğumuzu; zorbalıktan, baskıdan ve yasaklardan yana tavır alanların ise daima karşısında olacağımızı, kamuoyuna saygıyla arz ederiz.

Latif SELVİ
Konya Sivil Toplum Kuruluşları
İcra ve İstişare Heyeti Başkanı

KONYA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI ÜYE LİSTESİ


Adaleti Savunanlar Derneği Konya Temsilciliği (ASDER)
Ahlak Kültür ve Çevre Derneği (AKÇED)
Anadolu Aile Derneği
Anadolu Gençlik Derneği
Anadolu İnsani Yardım Derneği
Askon Konya Şubesi
Aydınlar Ocağı
Betül Hanımlar Derneği
Beyhekim Sağlık Derneği
Bilgi İletişim Kültür ve Araştırma Derneği
Bozkırlılar İlim Kültür Eğt. Vakfı K. Şb.
Büyük Anadolu Vakfı
Büyük Selçuklu Vakfı
Cansuyu Derneği
Çağdaş Aile Derneği
Çınar Derneği
Demokrat Hanımlar Derneği
Din Görevlileri Derneği K. Şb.
Din Görevlileri Vakfı
Dost Eli Yardımlaşma ve Day. Derneği
Eğisteliler Eğit. Yard. Derneği
Eğitim Bir Sen
Eğitim ve Dayanışma Vakfı (EDAV)
Ekonomik ve Sos. Arş. Derneği K. Şb. (ESAM)
Enderun Vakfı K. Şb.
Ensan Vakfı K. Şb.
Esnaf ve Sanatkarlar Derneği K. Şb. (ESDER)
Fatih Kültür ve Eğitim Vakfı
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı
Halk Eğitim Dayanışma Derneği (HEDADER)
Hayır Kapısı Muhtaçlara Yardım Derneği
Hayra Hizmet Vakfı
Hukuki Araştırmalar Derneği K. Şb (HUDER)
İlim Yayma Cemiyeti K. Şb.
İnsan Hakları ve Mazl. İçin Dyn. Derneği (MAZLUMDER)
İnsan Hakları ve Özg. Derneği
İrfan Eğit. Yard. ve Dostluk Derneği (İRFANDER)
İrşad ve Dayanışma Vakfı
İsmail Kaya Vakfı
Kandil Derneği
Kaşıkçı H. Ali Rıza Konevi Vakfı
Kimsesizleri Barındırma Vakfı (KİMSEV)
Konevi İlim Kültür Vakfı
Konya İçme Suları Vakfı
Müst. San. ve İş Adm. Derneği K. Şb. (MÜSİAD)
Ravza Eğitim Vakfı
Reyhani Vakfı K. Temsilciliği
Ribat Eğitim Vakfı
Saadet Vakfı
Safa Vakfı K. Temsilciliği
Selçuklu Vakfı (SOGEV)
Selimiye Vakfı
Sosyal Araştırmalar ve Dayanışma Vakfı (SADAV)
Şems İlim Aratırmalar Vakfı
Şevkat Vakfı
Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şubesi
Tarih Edebiyet Kültür Sanat Derneği (TEKSAD)
Teknik Alemanlar Derneği (TEKDER)
Türk Anadolu Vakfı
Tük Kütüphaneciler Derneği Konya Şubesi
Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV)
Türkiye Yazarlar Birliği K. Şb.
Vahdet Vakfı K. Temcilciliği
Yeni Asya Vakfı K. Şb.
Yıldız Hanımlar Derneği

(SHP Programı)

Bireyler inanç özgürlüğüne sahiptir. İnanç özgürlüğünün, yurttaşların inanma, inanmama ve tarafsız kalma tercihleri olduğunu kabul ederiz. Her üç tercihe de saygı duyarız.

İnanç özgürlüğünün sınırı, öteki bireylerin inanç özgürlüğü alanı ve kamusal yaşamın gerekleridir. Bireylerin inançlarının gereğini yerine getirme ve geliştirme özgürlüğünün bulunduğunu ancak bunları, bir cemaatin mensubu olma kimliği ile değil, tekil yurttaş kimliği ile kullanabileceğini düşünürüz.

Devlet bir inancı taşıyamaz, hiçbir inancın temsilcisi olamaz. Devlet inançlar karşısında yansızdır. Görevi bireylerin inanç özgürlüğünü güvence altına almaktır.

SHP uzun dönemde devletin inanç alanındaki örgütlülüğünün son bulmasını, ancak geçiş döneminde bu yapının tüm inançları temsil edecek bir biçime kavuşturulmasını, okullardaki zorunlu din eğitiminin gönüllülük esasına oturtulmasını savunur.

Yayınlara dönmek için tıklayınız