İtalya Sol İttifakı’nın Hükümet Programı (devam)

Ek 10- Ulusal Ekonominin Kurallari

ULUSAL EKONOMININ KURALLARI

Saglikli devlet için saglikli finans

Finans piyasalarinin küresellesmesi ve ticari engellerin yikilmasiyla, son onbes yilda ulusal ekonomik sistemlerin arasinda daha önce hiç görülmemis sekilde artan bir dayanisma gerçeklesmistir. Tek pazar, Avrupa ekonomilerinin bütünlesmesine destegi vurguluyor ve degistirilemez duruma getiriyor. Birlesmeye katilim, daha güçlü ve dengeli ekonomilerde hakim olan kosullara bazi yaklasim süreçlerini gerektirmektedir. Bunun sonucunda, ulusal makroekonomik politikalarin özerklik alanlari daralmaktadir: tek bir devlette uygulanacak para ve bilanço (gelir-gider) politikalariyla ekonomik gelismeyi denemek kabul edilemez mikro ekonomik politikalarin degeri artiyor göze alabilecegimiz bir büyüme, düsük enflasyonu, dengeli döviz kurunu, saglam bir kamu finansman yapisini ve ekonomik politikalarin güvenilirligini gerektirmektedir.

Italya’da, enflasyon beklenenden Yüksek ve degisken olmustur, para deger kaybetmistir, kamu borçlari tehlikeli limitlere ulasmistir. Bu sapma, altyapi gelismesinde, toprak adaletsizliginde, sosyal esitsizlikte bir yarar saglamamis, issizligin azalmasinda karsiligini bulmamistir. Borç ve faiz giderleri kamu finansmanini zorlastiriyor, yeni kusaklara sorumluluklar getiriyor, yatirimcilar için maliyet olusturuyor.

Bunun sonucunda, Italya’da makroekonomik politikalarin özgürlük derecesinin daha da yetersiz oldugu anlasilmistir. Izlenmesi kaçinilmaz iki yoldan biri enflasyonu kontrol altina almak, digeri kamu harcamalarinin iyilestirilmesi için çalismaktir. Bu önlemler yalnizca, Ekonomi ve Para Birligi’ne girmek için Maastricht anlasmasinin öngördügü kosullar nedeniyle degildir. Yüksek ve degisken enflasyon zarar verir. Kamu finansmaninda gevseme, faizlerin daha da yükselmesine ve finansal kriz riskine neden olabilir. Para Birligi’ne yaklasim sürecine yabancilik çekmemiz bu maliyetleri arttirabilir: Para Birligi yalnizca bir basamagini olusturdugu Avrupa yapilanmasinda sinirda kalmak, büyümeye ve ekonomik dengeye giderilmesi olanaksiz zararlar getirebilir.

Enflasyonun kontrolü üç aracin ayni anda kullanilmasiyla gerçeklesebilir. 1992-1993 yillarinda yürürlüge konulan anlasmalar sonucu devalüasyondan kaynaklanan kaybi enflasyon sinirlari içinde tutmayi basaran gelir politikalarinin devam ettirilmesi gerekmektedir. Para dengesi politikasinin temelinde sosyal siniflar arasinda uyum saglama sürecinin yatmasi gerekmektedir. Bu politika, hükümetin kendi sorumluluklarindan vazgeçmesini gerektirmiyor aksine isbirligi ile çözüme ulasabilmek yapilmasini sagliyor taraflarin görüsmelerle birbirine yakinlasmasini ve sonuçta özgür tutumlariyla benimseyecekleri, beklenen, ancak farkli yollarla ulasilamayacak sonuçlari yaratiyor. Enflasyona karsi hedeflerin izlenmesinde Merkez Bankasi’nin özerkligi korunmali hatta güçlendirilmelidir. Merkez Bankasi’nin güvenilirligi arttikça, fiyat dengesini asil amaç edinen para politikasinin maliyeti o oranda azalir: geçmiste Banka (Italya Merkez Bankasi) yapilan yersiz saldirilar kuskusuz paradan sorumlu olanlarin durumunu zorlastirmistir.

Önümüzdeki iki yil içinde gelir-gider bilançosu zorunluluklarinin para politikalarinin özerkligini etkilemeyecegine dair, pazari ikna etmek amaciyla, kamu finansmaninin iyilestirilmesini saglamak gerekmektedir.

1992′den bu yana Italya kamu finansmaninin iyilestirilmesi için çalismalar yapiliyor: net faizlerle devlet sektörünün ve kamu yönetiminin bilançosunda yapisal bir artis, kamu harcamalarinin brüt ulusal gelir oraninda ise 1994 yilindan buyana düsüs gözlenmektedir. Ekonomik-finansal Program Paketi geregi, bilançoda 1996 yili için yapilacak 32.500 milyar liretlik, daha sonra 27 ve 25 milyar liretlik (brüt ulusal gelirin %1′inden biraz fazla) iyilestirmelerle, Maastricht Anlasmasi geregince 1998 yili içinde, kamu yönetimlerinin net borcunun brüt ulusal gelirin %3′UnUn altina düsürülmesi öngörülmektedir.

Bu büyük bir gelismedir ama, Avrupa’ya girmek için yeterli degildir: 1998 yilinda birbirine yaklasim (uyum) kosullari, 1997 yilina bakilarak degerlendirilecek. Bilançolardaki faiz giderleri gerçek degeri yansitmayacagindan bu önlemlerin etkileri öngörülenin altinda olacak, dolayisiyla 1 996′da hükümetin hedefleri gerçeklesmeyecektir. 1998 yilinda Avrupa’nin degerlendirmesine girme hakkini elde etmek için, 1996 yilina ek bir müdahale gerekmektedir. Bu da gösteriyor ki 1997 yili için öngörülen müdahale, daha da agir olabilecektir.

Bu kolay bir görev degildir ve büyük özen gerektirmektedir. Çünkü mali baski (veri Avrupa düzeyinin üstünde olmakla birlikte, uygulanan kisitlamalar bazi sektörlerin giderlerini Avrupa düzeyinin oldukça altina indirmistir.

Bu durumda, sorumlulugunu bilen ve gelisme için gerçeklestiremeyecegi vaadlerde bulunmak istemeyen bir hükümet su hususlari taahhüt etmelidir:

- mali baskiyi (vergi yükünü) gelecek üç yilda 1995 yili düzeyinde sabit tutmak vergi kaçaklarina karsi savasi yogunlastirarak yeni kaynaklar bulmak,

- kamu giderlerinin brüt ulusal gelir oraninda 2-3 puan düsürülmesini güvence altina almak.

Bu görevin ivediligi, yeni yapisal reformlarla ve uzun vadede buna karsi konulmasini engellememelidir.

Gelir konusunda uygulanabilir ve su hususlara dayanan bir öneri getiriyoruz: basitlestirme federal düzeyde koordineli bir vergi sistemi kisisel, finansal çalismalar ve sirket çalismalarini kapsayan gelir vergisi reformu finansal yönetim ve vergi reformu. Vergi yükünün ayni kalmasi gereginden kaynaklanan ve modern bir vergi sisteminin gerektirdigi gibi daha fazla ödeme, basit, saydam ve esitlik prensiplerine uygun duruma getirilmistir.

Kamu borçlarinin kisitlanmasi, yalnizca politika için yapilan harcamalari kisitlayacak ölçütlere dayali ve uzun vadede olumsuz sonuçlara neden olabilecegini gözardi etmeden, mantikli seçimlerle gerçeklesmelidir. Öncelikle harcamalari kisitlama, devletin hafifletilmesi prensibinin tutarli uygulanmasiyla, farkli yollardan yapilamayacak hizmetler disinda kamunun gerekçesiz bulundugu diger sektörlerden çekilmesi ile, esit olanak saglamayi güvence altina almakla, yurdun az gelismis bölgelerindeki kaynaklarin üretime yönelik kullanimini saglamakla olanaklidir. Ikinci olarak kisitlamalara genis olanak saglayacak etkinligin iyilestirilmesi ve akilci harcamalar: bu durumda hizmet kisitlanmayacak, ancak özerklik vererek, sorumluluk yükleyerek ve harcama kalemlerine ciddi engeller koyarak maliyet düsürülecek. Yönetim reformu için ilk ciddi adimlar bu yönde atilmistir.

Teklif ettigimiz federal vergi sistemi de bu yönde ilerlemektedir: para çekme olanagi ve yetkisini hükümetin daha alt kademelerine vermek daha özel ve yerel amaçli olsa da yerinden yönetim ve federal devlet anlayisi karar özerkligini arttirmakta ve kamu hizmetlerinden yararlanacak yurttaslara kullanilacak kaynaklar ve kaynak yönetimi için dogrudan bir sorumluluk yüklemektedir

Kamu finansmanini iyilestirme operasyonu öncelikli bir görev olarak kabul edildigi taktirde istikrarli bir hükümetin isini kolaylastiracaktir.

Yönetimle ve yasayla inandiricilik kazandiginda böyle bir taahhüt, devlet tahvillerinin faizlerini düsürecek, dolayisiyla borç ve faiz harcamalari azalacaktir: Italyan faizleriyle Alman faizleri arasindaki bes buçuk puanlik fark, 2-3 puana düsebilecektir. Ilk basta gösterilecek çaba ne kadar büyük olursa o oranda kazanç saglanacak demektir, yani açigin o oranda azalmasi demektir. Önlem olarak uygulanacak faiz indiriminin öngörülenden daha hizli yapildiginda faiz yükü daha etkili bir sekilde azalacak ve kismen vergi yükü de hafifleyecektir.

Dinamik ve dogru bilanço

Kisitlama ve rasyonalizasyon amaçlarini merkezi düzeyde daha iyi yürütmek ve hükümet ile parlamentonun harcama akisini yönlendirmesi ile ilgili karar alma sürecine yeniden islerlik ve politik itibar kazandirmak için programimiz, bilançonun yeni bir düzenlemesini içermektedir: Parlamentoya yönlendirme ve denetleme yetkisini vermeyi, alinacak kararlarin saydamligi ve sorumlulugunu vermeyi, amaçlardan uzaklasmanin nedenlerini ve sorumluluklarini arastirmayi güvence altina alacaktir.

Önerilerimiz:

- Yalniz süresi belirlenmis yatirim programlari karsiliginda borçlanmayi öngörmesi ve kamu finansmani ile ilgili yasal düzeltme olanaklarina kisitlama getirmek için, Anayasanin 81. maddesinin yeniden düzenlenmesi

- denge kurallarina uyulmadigindan, Genel Kurul’da ve Komisyon’da geçi çikmamasi için hükümete veto hakkini tanimak,

- tek bir sekilde ve düzeltmelere kisitli olanak saglayarak, finans yasalarini içerigini yeniden düzenlemek,

- politik ve yönetimsel sorumluluk merkezlerini tanimlayacak, bütüne dayali bir bilanço oylamasi.

Vergi nasil olmali

Modem ülkelerde, maliye, demokrasinin bir yüzüdür: vergi ödemek, yen ulusal devlete ait olma duygusunu.hissettirmeli. Dolayisiyla, maliye iyi is demokrasi ve ona bagli olarak özgürlük duygusu da sikinti çeker.

Sihirli degnekle ani ve net olmayan, gelismis ülkelerin ortak maliye yapisina uymayan teklif1erle vergi sorunlarini çözmek isteyenlere inanmamak gerekir. Bu ortak modelde, vergi, ya makul bir sekilde katlanabilir ya da Italya’da bu son yillarda oldugu gibi, dayanilamayacak kadar ezici, bunaltici, haksiz ve aykiri olabilmektedir. Bunun nedeni, acil olarak çikarilan yasalar ve vergi örgütünün kademeli olarak dagilmasina kalmaktir.

Yurttaslarla vergi arasinda uygar bir iliskinin yeniden kurulabilmesi için vergi sisteminin:

- Yönetimsel açidan çok etkin olmasi gerekmektedir. Kuzey Avrupa ile Güney Amerika arasinda vergi sisteminin farkliligi, vergi türünden degil, vergi örgütünden kaynaklaniyor.

- Merkezi yönetimden uzaklasmak gerekir. Böylelikle bize daha yakin olacak ve vergileri yönlendiren yöneticilerin çalismalarini degerlendirmek kolaylasacaktir.

- Az ve yavas yavas ilerlemek gerekir. Böylece daha varlikli olanlarla da olanlar arasinda bilinçli bir dayanisma olusacak, ancak eksik ve hükümsüz vergilendirmelerden kaçinmak gerekecektir.

- Isin ve devletin gelismesini saglayan verimli çalismalara engel olunmamali yatirimlarin olusmasina katki saglamali, gelismesini ve büyümesini esne izlemelidir:.

- Özellikle az gelismis bölgelerdeki gençleri, kendi kendilerinin yatirim, kendi bölgelerinin zenginliklerini ortaya koyma olanagi saglamali.

- Is faaliyetlerini yükseltecek unsurlarin yerine is seçeneklerini etkilemeyecek yeni vergiler getirerek is olanaklarini olumluya yöneltmeli.

- Çevreye sahip çikilabilmeli, dogal çevrenin kirlenmesini özendirmemelidir.,

- Vergi yükümlülügünü yerine getirirken karmasik degil, yurttaslar için basit, anlasilir ve saydam olmalidir.

- Yurttaslarin devlete verdikleri vergi miktarindan çok, sikinti yaratan eski dönemlere ait vergilerin kaldirilmasi ve vergi denetlemelerine yeniden sagduyuyu getirmek ve tek kurus kaçirmayanlarin üzerinden sözde sekilcilikleri yok etmek gerekmektedir.

- Sosyal kiskançliga neden olmamak için ayni gelire ve ayni varliga sahip olanlarin esit tarda vergi ödediklerine dair güven verilmesi gerekmektedir.

Basit ve akilci vergiler

Vergi sisteminin sekil ve içerik olarak basitlestirilmesi,vergi mükellefleri ile vergi daireleri arasinda olusan kopuklugun giderilmesi için, atilmasi gereken ilk adimdir. Vergi ödeyecegimiz zaman yasalarin ve yönetimlerin karanlik, dolambaçli yollarinda para ve zaman kaybetmememiz gerekir.

Vergi sorumlulugunun getirdigi yükü, yükümlülüklerin hafifletilmesiyle azaltmak gerekir: Bu da vergi mükelleflerinin yerine getirmek zorunlulugunda tutulduklari gereksiz yükümlülükleri kaldirarak gerçeklesebilir.

Vergi yönetimi ve toplama harcamalarinin hem yönetim hem mükellef açisindan gelire: dengesiz (orantisiz) olan vergiler kaldirilabilir.

Bizim önerilerimiz sunlardir:

- iptal

- saglik pirimleri, saglik için ödenen vergiler, ILOR (gayrimenkul gelir vergisi) ve ICIAP (serbest meslek vergisi) bölgesel bir vergi paketi içine alinacak,

- hükümetin tanidigi imtiyazlara karsi ödenen vergiler (bunlar devlete, bölgesel ve yerel yönetimlere ödenecek vergilere dönüstürülebilecek)

- radikal reorganizasyon,

- pul vergisi,

- veraset intikal vergisi,

- kayit vergisi,

- deniz, hava ve kara araçlari için ödenen vergiler.

Hükümetin her bir kademesindeki kisilerin, mükelleflerin durumunu beyanname, iade, vergi yatirma, degerlendirme vs. yönlü yönetebilmesi için yönetim, bilgisayarla tek “vergi ve mükellefiyet agini kurmalidir. Bu agin yani sira gelir vergisi beyi basitlestirmeli ve vergilerin her sekilde (çek, kredi karti, havale vs.) ödeme olanagi saglamalidir.

Yönetim yurt çapinda büyük kentlerde vergi mükelleflerinin isteklerin onlarin danismanligini yapacak ve yardim edecek bürolar kurmalidir. Bu bürolar bugünkü denetim-baski kavraminin yerine yardim-önleme görüsüne yer vermelidir.

Vergi kaçirma ile nasil savasmali?

Yasadan kaçma ve siyrilma, rekabetin çarpik unsurlarini olusturuyor, ekonomiye bagli kisi ve kurumlari özendirerek batik bir ekonomide yasamalarina katkida bulunuyor adaletsizligin kaynagi durumunda oluyor, kamuya karsi sevgisizligi arttiriyor, sosyal bagliligi sinsice bozuyor. Italya’nin orta ve uzun vadeli ekonomik kalkinmasini engelliyor.

Vergi kaçirina ve vergiden kaçma giderildikten sonra makroekonomik tutmak için vergi oranlari düsürülebilir. Böylece, vergilerden elde edil, kismi, istisnai olarak kamu gereksinmelerinin azaltilmasi için kullanilabilecektir.

Bugüne kadar politik güçler en iyi varsayimla sosyal taraflari uzlastirmakla (asgari ücret ve toplu sözlesme anlasmalari bunu göstermektedir). Çekilmez duruma gelen yükümlülüklere ve agir önlemlere neden olan resmi denetleme örgütünün asiri güçlenmesi, daha riskli guruplarla karsi karsiya gelmelerini önleyecek dogrudan politikalari birlikte getirmistir. Bu politika, vergi kaçakçilarina sartli bir af getirerek bazi sirket gelirlerine ve serbest mesleklere anlamli bir denetim getirmek yerine, kadastroda oldugu gibi bir tespit mekanizmasi öngörmektedir. Oysa vergi kaçirma olayi cesaretle mücadele edilecek bir olaydir ve kademeli de olsa fizyolojiye nakledilir. (?)

Finans yönetimine ve ödenecek vergi için deger biçmeye uygulanacak basarisizlikla sonuçlanmamasi için, yapilacak her reformun öncelikli ve bütünlük saglayacak bir parçasi olmali. Bugünkü durumumuzda, ya finans yönetimi herhangi bir vergi reformuyla ayni düzeye gelir, ya da vergi affina, top anlasmalara ve periyodik patlamalara yol açar.

Önerilerimiz sunlardir

- Piyasa rayicine göre maas ödenecek, ancak daha kati denetime tabi tutulacak seçilmis ve kalifiye elemanlar ile sirket kriterlerine dayali finans yönetiminin yeniden Öyle bir finans yönetimi gerekir ki vergi mükellefine karsi yönetimin çikarlarini koruyabilecek, fiilen var olan hükümleri yok sayabilecek (insiyatifini kullanabilecek) bilgisayarlarin sundugu genis bilgi agindan en üst düzeyde yararlanabilecek rüsvet ve santaj kiskacina girmeden, çeliskili durumlarda destek bulabilecek kaliteli ve akilci denetimleri basarabilmelidir. .

- Durum ve sartlara göre deger biçme metotlarinin bugüne kadar uygulananlardan daha az pürüzlü olmasi bunun için çesitli kademelerin isbirligi ile sektör çalismalarinin. baslatilmasi, münferit durumlarda ise, vergi açisindan dürüst olan benzer sirketlerin ortalama vergi matrahlari temelinde özel anlasmalarin getirilmesi gerekmektedir.

Vergi kaçirmayla, yani vergi yasalarinin daha az vergi ödemek için kötüye kullanimina karsi önerilerimiz sunlardir:

- vergi kaçirmalarina karsi, vergi disi kalmayi saglayacak tüm hileli islemleri yok edecek ve diger Avrupa ülkelerinin standartlarina uygun olacak yeni bir uygulamanin baslatilmasi, bu yeni uygulama, vergi yasasina uygun olsa da içerik, amaç ve yarar bakimindan uygun olmayanlari yasa disi sayacaktir.

Bu öneri, vergi tasarrufuna yönelik her islemi gelisigüzel yasadisi saymayacak, ancak bir çerçeve içinde isyerlerine kendi kendine karar verebilme hakkini da vermeyecektir. Bu öneri anlamli islemlere yönelikse ekonomik menfaat saglasa da kapsam disi tutulacak: buna göre, vergiye tabi tutulmayan ancak yatirima yönelik olan islemler tümüyle yasalara uygun sayilacaktir.

Vergilerin birlestirilmesi (vergide federal sistem)

Önerdigimiz isbirligine dayanan federal vergi sistemi vergi reformunun gerekçesini olusturmaktadir. Bir sekilde ulusal toplum örgütünün can alici ölçütü olarak deger kazaniyor ve bölgelerdeki sirketlerin finansal özerkligine dayali katilimci bir politik proje içinde yer aliyor. Bu vergi sistemi üç temel prensibe dayaniyor:

- kamu yönetiminde bulunan kisinin sorumlulugu gider için kararla gelir için sorumlulugun arasindaki baglantinin daha siki olmasini ve yönetim özerkliginin güçlenmesini saglar.

- temsilcilik buna göre belirli politik sorunlar yurttaslara daha yakin politik birimler tarafindan çözümlenebilecektir.

- hükümetin çesitli kademelerindeki birimler arasinda dayanisma buna göre refaha ulasmis bölgeler zor durumdaki bölgelerin gereksinimlerini üstlenecek, böylece istenmeyen ve politik açidan onlari sorumlu tutamayacak faktörlerden dogan farklilik ortadan kalkacak.

Kahramanlari bölgeler olan bir tablo çerçevesinde, yerinden yönetim birimlerinin rolünü ve müdahale gücünü Anayasaya uygun bir sekilde canlandirarak, vergi özerkligini genisletmek baslangiç noktasi olmalidir. Bu tablo, belediyelerin derecede genisletilmesine ve degerlendirilmesine uygun düsmektedir.

Bölgesel vergi özerkligi, kamu vergilerine (IRPEF-gerçek kisilerin katma deger vergisi) katilim yöntemleriyle, saglik primleri ve vergisi ile (ICIAP -serbest meslek sahiplerinin gelir vergisi) ve diger küçük vergilerin yerine yeni bölgesel bir vergi getirerek, kamu hizmetlerini standartlar üzerine çikarabilmek amaciyla yerinden yönetim birimlerine vergi oranlarini degistirme yetkisini vererek gerçeklestirebilecektir.

Merkez ile diger kademelerdeki yerinden yönetim, hükümet birimleri ulusal yasalarla çerçevelendirilmistir. Buna göre zengin bölgeler zor durumdaki bölgelerin kaynaklariyla bütünlesmeyi öngören bölgelerarasi esitligi saglayacak yatay transferler, devletten de belediyelere ve diger yerel kamu kuruluslarina dikey transferler öngörmektedir. Bu transferler, yerel yönetimlerin temel kamu hizmetlerini (saglik, sosyal yardim, okul vs.) kabul edilebilir düzeyde sunmasini olanakli kilmali, kendi kapsamina giren vergileri sorusturmaya ve toplamaya özendirecek ve bu konuda duyarlik göstermeyen yönetimleri cezalandiracak bir sistem üzerine kurulmalidir.

Üretimini artirma gereksinimi olan bölgelere yapilacak yatirim finansmaninda, yatirim faaliyetlerinde sorumluluk üstlenmelerini saglamak amaciyla varoslarin da finansal yönden katilimini öngören devlet politikasinin rolü asil degerini korumaktadir.

Belediyelerin (ICI -belediye yatirim vergisi) üzerine kurulu vergi için hiç bir nedeni yoktur. Ancak konunun güncellesmesiyle baglanti içinde, gayrimenkullerin kayit vergisini kademeli olarak içine alacak sekilde gözden geçirilebilir.

TOSAP (isgaliye vergisi) kaldirilip yerine tümüyle özerk bir vergi konulacaktir.

Yatirim finansmanlarinda devletin müdahale araçlarinin kalmasi gerekmektedir. Bunlar sartli transferler seklinde varoslarin harcamalara katilimiyla, onlari sorumlu kilmak ve yatirim çalismalarinda girisimci tipi bir programa özendirmek amacindadir.

Yatirim programlarinda belediyelerin daha sorumlu ve özerk olma onlara amaçlari dogrultusunda yeni vergi uygulamalari olanagini vermek gerekir. Bunun nedeni, verginin belediyelerce kamu yararinin hedeflendigi, ancak kendini finanse edemeyen degerli eserlerde ve kamu hizmetlerinde kullanilmasini saglamaktir. Bu “amaçli vergilerin hedefi, belediyelerin kaynak bulma sekillerine esneklik kazandirmaktir. Belediyelere, sinirlari net bir sekilde belirlenmis bir çerçeve içinde vergi koyma ve buna iliskin vergi konulacak matrahlari belirleme, bürokratik giderleri bile karsilayamayan bugünkü vergileri kaldirma, devlete ait ve tarihi-sanatsal degeri olan mülklerden –bilgi dahilinde –ekonomik faydalanma izni verilmelidir. Illere, tasit kayit (PRA) vergilerinin ve sivil sorumluluk (RC) sigortalarinin birakilmasi yeterli olacaktir. Iller özerk vergi toplayabileceklerdir.

Arşiv listesine geri dönmek için tıklayın

Sosyalist Enternasyonal Metinlerine dönmek için tıklayınız