15. Sosyalist Enternasyonal: Kongre Kararı
Ek 7- Kongre Kararlari
KONGRE KARARI
Sosyalist Enternasyonal, baris, özgürlük ve dayanisma için taahhüdünü bugün de yenilemektedir.
Yeni bir onyila girerken, demokratik sosyalistler olarak kötülesen bir uluslararasi durum, iktisadi kriz ve issizlik sorunu ile yüz yüze bulunuyoruz.
Artan uluslararasi gerginlik, silahlanma yarisinda hizlanma ve Kuzey’deki sanayilesmis uluslar ile Güney�deki gelismekte olan uluslararasinda büyüyen bir açiklik ile karsi karsiyayiz.
Ayni zamanda insan haklarinin ihlalinde hizli bir büyümeye tanik olmaktayiz.
Ancak demokratik sosyalizmin baris, sosyalizmin baris, sosyal adalet, iktisadi demokrasi ve insan haklari için yeni umutlar getirebileceginden eminim.
Zenginligin Kuzey ile Güney arasinda adaletli bir sekilde dagitilmasi bu hedeflere ulasmada temel kosuldur.
Sosyalist Enternasyonal, baslangicindan bu yana, bize göre hem geleneksel sivil özgürlükleri hem de iktisadi ve toplumsal haklari kapsayan insan haklarinin korunmasi için mücadele vermistir.
Uluslararasi durum
Bugün barisin, son yillarda her hangi bir zaman dilimine göre çok daha ciddi bir biçimde tehdit edilmekte oldugu açiktir.
Süper güçler arasindaki iliskiler çok kötü sekilde bozulmustur.
Dünyanin bir çok bölgesinde yeni gerginlik ve çatisma noktalari ortaya çikmistir.
Amerika Birlesik Devletleri ile Sovyetler Birligi arasinda silahlanma yarisinda yeni bir tirmanma riski mevcuttur.
Sinirli bir nükleer savasin kazanilabilecegi inanci her iki tarafta inanilmaz biçimde yayginlik kazanmaktadir.
Amerika’da yakin geçmiste yapilan seçimin sonuçlari SALT II�yi daha büyük ölçüde tehlikeye sokmustur.
Sosyalist Enternasyonal, buna ragmen, antlasmanin imzalanip onaylanarak resmilestirilmesi ve ciddi SALT III görüsmelerine ivedi olarak baslanilmasi için çagrisini yenilemektedir.
Bunun yapilmasi basarilamaz ise, bu, baris ve güvenlik üzerinde, ayrica nükleer silahlarin Avrupa’da yerlestirilmesinin sinirlanmasi konusundaki görüsmeler üzerinde olumsuz bir etki yaratacak ve Sovyetler Birligi tarafindan yeni füzelerin daha yogun ölçüde yerlestirilmesine yol açabilecektir.
Biz her iki tarafi nükleer silahlarin sinirlanmasi için yeni görüsmelere baslamaya çagiriyoruz.
Demokratik sosyalistler, �yumusama�nin fikir babalari arasindadirlar.
Barisa, güvenlige ve uluslararasi isbirligine giden yol olarak yumusama sürecine karsi hala bir seçenek olmadigindan eminiz.
Iran-Irak savasini, Ortadogu’daki istikrara karsi ciddi bir darbe ve uluslararasi alanda güvenlige karsi bir tehdit olarak görmekteyiz. Söz konusu savas, o bölgedeki bütün uluslarin arasindaki baris umutlarina zarar verebilir. Biz her iki tarafi, çatismalari bitirmeye ve bütün uzlasma çabalarina katilmaya çagiriyoruz.
Biz, Birlesmis Milletler adina Olof Palme tarafindan yürütülecek yeni girisimin açiklik ve isbirligi bazinda karsilanacagini özellikle savunuyoruz. Sosyalist Enternasyonal, bu yeni çabayi yürütmek için örgütümüzün baskan yardimcisi olan Isveç’li yoldasimizin seçilmis olmasini mutlulukla karsilamaktadir.
Söz konusu girisimde basarili olmak için, yalnizca süper güçler tarafindan degil, fakat ayni zamanda o bölgedeki uluslar tarafindan da müdahalede bulunulmayacagi taahhüdü gerekmektedir.
Demokratik sosyalistlerin, isçilerin serbest ve bagimsiz sendikalarinin kurulmasi hakkina olan inançlari nedeniyle, Polonya�da bu haklarin taninmasini memnuniyetle karsiliyoruz. Bunu iktisadi ve sivil haklar için önemli bir ilerleme olarak görüyoruz. �Solidarity� önderliginin gösterdigi cesareti saygi ile aniyoruz. Hükümet tarafindan simdiye kadar haklari için verilen mücadele ile dayanismamiz açiktir. Bu gelismeyi Polonya�li isçilerin basarisi olarak görüyoruz ve bundan sonra elde edilecek her türlü gelismenin yine yalnizca onlar tarafindan yapilabilecegine inaniyoruz.
Türkiye�deki askeri müdahaleden dolayi Cumhuriyet Halk Partisi temsilcilerinin kongremizde bulunamamalarini üzüntü ile karsiliyoruz, demokratik sosyalistler tarafindan daima kinanmalidir.
Türk generallerin demokrasiyi restore etmeleri gerekliligini vurgulamak isteriz.
Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Konferansi (AGIK), Avrupa�nin savas sonrasi tarihinde yalnizca bir dönüm noktasi degildir bu, ayni zamanda barisin sürdürülmesini saglayan süreç içinde ve Avrupa gelismesine yardimci olmada sürekli bir önem tasimakti Nihai Antlasmasi’nin sartlari yetersiz bir sekilde yerine getirilmistir. Ancak diyalog için önemli olan bu aracin yöntem farkliliklarindan dolayi tahrip edilmesi kabul edilemez. Sürecin beklentilerin gerçeklesmeyisini ve sorunlarin farkindayiz. Ancak basit bir no ya da �nyet�, 1980�li yillar için gerekli kilinan bütün korkunç risklerle birlikte soguk savasa sokabilecektir. Bu yüzden biz Madrid’te üzerinde anlasilan takvimi olumlu karsiliyoruz.
Güvenlik konulari, iktisadi ve kültürel isbirligi ve insan haklari içinde olmak üzere Helsinki Nihai Antlasmasi’nin bütün maddelerinin uygulanmasi gerektigi düsüncesindeyiz. Çikmazlari asmaliyiz ve AGIK sürecinin devam etmesini garanti altina almaya çalismaliyiz.
Bir Avrupa Silahsizlanma Konferansi’nin hazirlanmasini baslatmak özellikle önemlidir. Bu süreçte önemli bir baska adim olarak da, isbirligi konusunda bütün Avrupa ülkelerini kapsayan bir konferansin gerçeklestirilmesine kesin ihtiyaç vardir.
Helsinki sürecini tamamlamak için insan haklari alanin adimlar atilmalidir.
Iktisadi Kriz
Söz konusu olaylar, derinlesen bir dünya iktisadi krizi içinde olusmaktadirlar.
Devam eden bu kriz, mevcut iktisadi düzenin hem is hem de zenginligin adaletli dagitilmasini saglamada gösterdigi yetersizligin kanitidir.
Buna ek olarak, bu iktisadi düzenin, ne zengin ülkelerdeki insanlarin gerçek ihtiyaçlarina ne de Üçüncü Dünya’nin temel beseri ihtiyaçlarina yarayan bir üretimi ön plana çikardigi da açiktir.
Bu krizin nedeni yalnizca dramatik derecede yüksek enerji maliyetine dayandirilamaz.
Daha yüksek petrol fiyatlari, üçüncü dünya ülkelerini, sanayilesmis ülkelerden daha da sert bir biçimde etkilemistir. Ancak bu sorunun özüne inilmeden bunlara çok daha fazla önem verilmistir.
Es zamanli olusan enflasyon ve issizlik, ilerlemis kapitalist topluluklarin iç sorunlarini çözmek için planlama ve tekrar dagitimdan çok, haksiz ve düzensiz büyümeye güvenen politikalarini yavas yavas zayiflatmistir.
Muhafazakarlar tarafindan bu krize verilen yanit, çok sayida insana kemer sikmayi zorla kabul ettirmek, daha fazla issizlik ve refah toplumunun bazi kurumlarinin dislanmasi olmustur.
Demokratik sosyalistler bu acimasiz yaniti reddediyorlar. Geçmiste kapitalizmin yikici egilimlerinin bazilarina karsi basari ile mücadele verdigimiz gibi bu yaklasim ile de mücadele edecegiz.
Krizin temel nedenlerinin kaldirilmasina yardim edecek demokratik bir biçimde planlanmis yapisal bir degisimi öneriyoruz.
Iktisadi durgunluk ve issizlik ile enflasyon biçiminde tanimlayabilecegimiz ikiz sorunu çözmek, ancak ekonomik planlama yoluyla yaratilacak yeni istihdam olanaklarinin hem verimliligi hem de satinalma gücünün yükseltilmesi ile olabilir.
Ayrica bize göre ülke içinde ve Kuzey ile Güney arasinda önemli kaynaklarin ve gelirlerin yeniden dagitilmasi gerekmektedir.
Issizlik ve enflasyon birbirlerine çare degildir, bunlar birbirlerine bagli olan sorunlardir. Enflasyonla mücadelede yanlis yönlendirilmis çabalarla issizlige neden olunmasi, demokratik sosyalistler için asla kabul edilemez olacaktir.
Dünyanin en fakir bölgelerinin karsi karsiya kaldigi somut sorunlari tekrar tekrar vurgulamak, özellikle serbest piyasa ekonomisi bu sorunlara zamaninda cevap verir diyen muhafazakar söylemler bakimindan önemlidir.
Kuzey-Güney iliskisinde, yoksulluk ve issizlik ve hatta daha da büyük sorunlari çözmeye yardim etmek için iki degisim temeldir:
a) Mevcut uluslararasi ekonomik düzenin reformu ve
b) BM tarafindan tespit edildigi gibi sanayilesmis ülkelerin gayri safi hasilalarinin yüzde 0,7�sinin gelisme yardimi olarak verilmesi.
Üçüncü Dünya�nin karsi karsiya kaldigi kriz, yoksulluk ve açlik, belirgin olarak daha yüksek issizlik, etkileyici borç yükleri ve uluslararasi para kurumlarinin haksiz davranisi, çokuluslu sirketlerin gelismesi ve uygulamalarin kontrol edilemezligi, sanayilesmis ülkelerin artan korumaciligi ile simdiden ugrasmalidir.
Kriz durumu hizlandi -insan haklarina saldirilar, demokratik özgürlüklerin ortadan kaldirilmasi, askeri donanimlar ticareti ve askeri müdahale hareketleri ve savas.
Sosyalist Enternasyonal hem kadercilige hem de yanlis umut sözlerini reddeder. Sorunlar bellidir. Onlarin zorlugunu kabul ediyoruz.
Avrupa
Bugünkü dünya krizi, Avrupa’daki yumusama sürecini zayiflatti., ancak henüz bunu bloke etmedigi de iyi oldu.
AGIK sürecinin katkisinin önemi giris bölümünde açiklandi. Viyana MBFR görüsmelerinin azalan asgari potansiyelin yolunu açmasi için iyi bir baslangica ihtiyaci vardir. Ayni zamanda dünyada en büyük silah yogunlugunun oldugu alanda karsilikli dengenin saglanmasi gereklidir.
Sosyalist Enternasyonal, Dogu ve Bati Avrupa’daki orta menzilli füzelerin ortadan kaldirilmasina katkida bulunacak ve herhangi yeni bir yerlestirmeyi engelleyecek bütün adimlari memnuniyetle karsilamaktadir
Bu sartlar altinda Avrupa Ekonomik Toplulugu’nun kendi iç sorunlarina hakim olmasi her zamandan daha büyük önem tasiyor. Topluluk, uluslararasi alanda ilerici bir rol almak için diger Avrupa ülkeleri ile bir araya gelmelidir.
Kuzey -Güney iliskisinin gelistirilmesinde Avrupa tarafindan üstlenilen çabalar, kendi çok büyük kaynaklarinin kullanilmasi ile dayanisma ruhu içersinde genisletilmelidir Brandt Komisyonu tarafindan belgelendigi gibi, Güney’in hakli ekonomik taleplerini karsilamak için alinan Kuzey’in tedbirleri, Kuzey’in kendi istihdaminda önemli bir artisi saglayabilir.
Bati Avrupa, Amerika Birlesik Devletleri ile iliskisinde, genel ve özellikle baris ve güvenlik alanlarinda kendi çikarlarinin ve yükümlülüklerinin vurgulanmasini ön plana çikarmak zorundadir.
Ortadogu
14 Kasim 1980 tarihinde Misir�in Milli Demokrat Partisi�nden Boutros Boutros � Ghali, Willy Brandt, Bruno Keisky ve Shimon Peres tarafindan yapilan önemli bildiriye dikkat çekmek istiyoruz.
Biz, Shimon Perez tarafindan yönetilen Israil Isçi Partisi�nin Israil için ve Israil ile baris için, geçerli tek güç oldugunu düsünüyoruz. Israillileri, Israil�in komsu ülkelerini ve Filistinlileri baris görüsmelerine çagiriyoruz.
Sosyalist Enternasyonal, bütün çatisma taraftarlarinin güvenligini garanti edecek ve ayni zamanda Filistin halkinin mesru haklarini gerçeklestirecek olan hakli ve kapsamli bir barisin insa edilmesinde aktif bir rol oynamaya devam edecegiz. Biz Ortadogu çatismasini ve Güney Avrupa ülkeleri ile Kuzey Afrika ülkeleri arasinda barisçil iliskilerin gelistirilmesi gereksinimini göz önünde bulundurarak Malta�nin tarafsizlik statüsüne dikkat çekmek istiyoruz ve bu statüyü yumusamaya katkida bulunan bir faktör olarak görüyoruz.
Asya
Asya ülkeleri geleneklerinin zenginligi ve insan potansiyeli ile kendilerini kanitlamaya çalisirken, insanoglunun yarisindan fazlasinin oturdugu ve açligin hala çözümsüz bir veba oldugu kita Asya, büyük güçlerin siddetli mücadelesinden dolayi hala bölünmüs bir çatisma bölgesi olmaya devam ediyor.
Asya’da yakin geçmisteki gelismeler hem endise hem de umut vericidir. Çin’in kendi politikasini, uluslararasi diyalog politikalarina daha yakin getirmeye basladigini ilgi ve dikkat ile izliyoruz. Bu yeni yönetim iç degisim ile el ele gitmektedir. Biz bunu da yakindan ve büyük bir ilgi ile izliyoruz.
Hindistan, özellikle tarafsiz hareket içersinde oynadigi rolün bir sonucu olarak, uluslararasi topluluk içersinde kendi yerini almaktadir.
Kamboçya halkinin yasadigi trajedi konusunda büyük kaygimizi ve derin üzüntümüzü belirtiyoruz. Sosyalist Enternasyonal, bütün hükümetlere bu korkunç soykirimin etkilerini düzeltmek için yardim etme sorumlulugunu hatirlatmak ister. Kamboçya’nin bütünlügü ve bölünmezligine karsi saygi gösterilmelidir. Kamboçya halkinin baristirilmasini ve tarafsizlik statüsünü saglayan bir çözüme dogru giden her tür girisimi destekliyoruz.
Dogu Timor’daki trajedi konusunda da kaygiliyiz. Biz bu halkin kendi kaderini tayin hakkini destekliyoruz ve bundan dolayi bütün Endonezyali askeri birlikleri geri çekilmeye çagiriyoruz.
Güney Kore’de yakin geçmisteki gelismeler konusunda da derin üzüntülerimizi belirtiyoruz. Ve bu ülkede hür ve demokratik bir toplum yaratma çabasinda bulunan demokratik güçlere sürekli destek sözü veriyoruz. Biz Güney Koreli yetkililerden Kim Dae Jung’a verilen ölüm cezasinin iptal edilmesini israrla talep ediyoruz.
B.P.Koirala�yi ve Nepal�de demokrasinin yeni bir dönemini baslatmak için mücadele eden güçleri destekliyoruz.
Sosyalist Enternasyonal Sovyetler Birligi’nin Afganistan’daki isgal güçlerini geri çekmesi ve bu ülkenin tarafsizligini ve bagimsizligini kabul etmesi konusundaki talebinin yerine getirilmemesinden dolayi üzüntü duymaktadir.
Dünya çapindaki demokratik sosyalistler, Sosyalist Enternasyonal’in Parti Baskanlari Konferansi’nin Viyana açiklamasi ile, özellikle Sovyet güçlerinin geri çekilmesi çagrisina ve Afgan halkina destek çagrisina destek verdiklerini yeniden açikliyorlar.
Afrika
Afrika’da milyonlarca insan sürekli açlik, susuzluk, ayrimcilik ve silahli çatismalarin tehditi altindadirlar.
Gerçekten, Sahel’de büyük açlik olasiligi artmaktadir. Uluslararasi toplulugun, bu tür sorunlara karsi basari ile mücadelede Afrika ülkelerine yardim etme sorumlulugu vardir. Sosyalist Enternasyonal, bu tür sorunlar için iktisadi, siyasi ve beseri alanlarda çözüm üretme yolundaki çalismalarina devam edecektir.
Biz, bu baglamda üye partilerden ve hükümetlerden Afrika’daki bütün demokratik ve ilerici devletler ile isbirligi yapmalarini ve yardim için çalismalarini istiyoruz.
Güney Afrika’daki sorunlarin kendi kaderini tayin temeli bazinda Afrika Devletleri Birligi ve Birlesmis Milletler’in kararlari dogrultusunda çözülmesini destekliyoruz. Söz edilen çatisma ve diger çatismalara katilan bütün yabanci askerlerin geri çekilmesini talep ediyoruz.
Sosyalist Enternasyonal, Sahara halkinin kendi kaderini tayin hakkini Afrika Devletleri Birligi ve Birlesmis Milletler’in kararlarina uygun olarak destekliyor. Biz bunun için Polisario cephesini ve Fas’i Moritanya ile saglandigi gibi çatismanin barisçi ve siyasi bir çözümünü bulmak için görüsmeler yapmaya çagiriyoruz.
Afrika’nin güneyinde Zimbabve’nin yeni kazandigi bagimsizligini memnuniyetle karsiliyoruz ve bu ülkeye ekonomik destek verilmesi çagrisini destekliyoruz.
Namibiya’nin egemenlik ve bagimsizlik sürecinin hizlandirilmasi için çalisacagiz.
Güney Afrika tarafindan bagimsiz Angola’ya karsi sürdürülen saldirilari kiniyoruz.
Ayrimciligin yaratilmasi ve uygulanmasi ile asla bir uzlasma saglamayacagiz. Her ikisini de kesinlikle reddediyoruz. Biz ay neresi olursa olsun, irkçiligin bütün sekillerini kiniyoruz.
Biz Güney Afrika direnisinin bütün ögeleri ile, özellikle ANC ve SWAPO ile, bunlarin ayrimciliga karsi verdikleri mücadelede yardimci olmaya devam edecegiz.
Biz Nelson Mandela’nin, Herman Toiva ja Toivo’nun ve diger bütün siyasi mahkumlarin derhal serbest birakilmasini talep ediyoruz.
Üye partilerimizi, bir petrol ambargosunu saglamak ve Birlesmis Milletler silah ambargosunun ‘uygulanmasi için çabalarini birlestirmeye kendilerini Güney Afrika ile iktisadi iliskilerini kesmede sistematik bir programi uygulamaya çagiriyoruz.
Bütün partilerden ve hükümetlerden, irkçiliga ve ayrimciliga karsi mücadele veren bütün Afrika ülkelerine, özellikle cephe hatti ülkelerine yardim etmelerini acil olarak talep ediyoruz.
Latin Amerika ve Karayipler
Sosyalist Enternasyonal, Latin Amerika ve Karayip halklarinin özgürlük demokrasi ve sosyal adalet için verdikleri mücadelede bu ülkeler ile dayanismasini teyid etmektedir.
1980′li yillar, demokratik sosyalist gelisimin üçüncü dünya ülkelerindeki askeri diktatörlüklere veya geleneksel oligarsik rejimlere karsi geçerliligini kanitlamada ciddi bir on yillik süre olacaktir. Bu sosyalist Enternasyonal için özellikle Latin Amerika ve Karayipler’de geçerlidir.
Bu bölgenin bazi ülkelerinde olusan demokratiklesme sürecinden memnun oldugumuzu ifade ediyoruz. Kendi halklari tarafindan agir çatismalarda kazandiklarini savunmak için, taahhüdümüzü devam ettirecegiz. Bu Dominik Cumhuriyeti ve Ekvator’daki durumdur.
Nikaragua devriminin zaferinin ve kazanimlarinin bütün bölgede sosyal degisim umutlarini yansitacagina inaniyoruz.
Ulusal Kurtulus ve Sandinista cepheleri için destegimizi tekrarliyoruz.
Bununla birlikte Güney Yarimadasi ve Bazi Orta Amerika ülkelerinde insan haklari ihlalleri ve siyasi baski artmistir.
Söz edilen ülkelerdeki demokrasi ve özgürlük için mücadele veren ilerici güçlere destek vermeye söz veriyoruz.
Sosyalist Enternasyonal, yabanci güçler tarafindan Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin iç islerine karisilmasina, her tür müdahale girisimine karsi en sert sekilde uyarida bulunmayi gerekli görmektedir.
Bize göre, Michael Manley ve Jamaika’daki Halkin Ulusal Partisi Hükümeti yalnizca Karayipler’de degil gelismekte olan öteki uluslara, demokratik sosyalizme ve yeni uluslararasi ekonomik düzene tartisilmaz sekilde katkida bulundular.
Mevcut ekonomik düzendeki ve bunun kurumlarindaki adaletsizlige özgü olan dis faktörlerin Jamaika’daki ekonomik ve sosyal durumun kötüye gitmesi ile sonuçlandigi ve yakin geçmiste yapilan seçimlerin sonuçlarini etkiledigi açiktir.
Halkin Ulusal Partisi’ni her zaman destekleyecegiz
Sosyalist Enternasyonal, Grenada halki ile ve New Jewel Movement olan yeni üye partimiz ile dayanismasini ifade eder.
Sosyalist Enternasyonal, Grenada’nin kendi sorunlarina ne askeri ne de ekonomik yabanci müdahaleyi kabul etmeyecektir.
Guyan’ daki insan haklari durumundan üzüntü duyan Sosyalist Enternasyonal, bu ülkenin insanlari ile dayanismasini dile getirir ve hükümete karsi, yapilacak seçimlerin, en son yapilanlardan farkli olarak bagimsiz ve kurallara uygun olmasi çagrisinda bulunur.
Working People’s Alliance’si ve kongremize katilimini selamliyoruz.
Sosyalist Enternasyonal, Haiti halkini baskici Duvalier diktatörlügüne karsi verdigi mücadelesinde desteklemektedir.
Sosyalist Enternasyonal, Amerika Birlesik Devletleri hükümetinden, El Salvador’daki var olan cuntaya verdigi siyasi ve askeri destegini sona erdirmesini ve bu destegin daha fazla kan dökülmesini önleyemedigini kabul etmesini istemektedir.
Biz, El Salvador�daki sorunun, asiri sag veya sol ile savasan bir cunta sorunu oldugu teshisini reddediyoruz.
Bu ülkesini etkinlikleriyle iç savasa götüren despotça bir rejimdir.
En derin umutlarimiz ve aktif dayanismamiz, El Salvador�daki üye partimiz MNR�nin bir parçasi olan �Frente Democtratico Revolucionario� ile birliktedir.
Guatamela’da, cinayeti, kan dökülmesini ve baskiyi durdurmak için halkin demokratik mücadelesinin temsilcileri olarak Frente Democratico Contra la Represion partisinin arkasindayiz.
Belize’e, istedigi gibi, su anki sinirlari güvence altina alinarak, sömürge yönetiminden bagimsizligi verilmelidir.
Biz, bu bölgeye barisi getirmek, haksizliklarla mücadele etmek ve gerginligin giderilmesini mümkün kilmak için Latin Amerika’daki büyük ve küçük ülkeler arasinda müzakere edilerek uzlasmaya varmanin mümkün oldugunu en iyi sekilde kanitlayan Panama Kanali Antlasmalari’na verdigimiz destegi bir daha ifade ediyoruz.
Biz, Bolivya’nin Hernan S.les Zuazo ve Jaime Paz Zamara tarafindan yönetilen Union Democratica y Popular ve National Unity Guvernment ile, acimasiz bir askeri diktatörlük tarafindan siddetli bir sekilde durdurulan demokratik süreci eski durumuna getirmek için verdikleri mücadelelerinde dayanismamizi belirtiyoruz.
Ilgili bütün partiler ile’ birlikte, bu rejimin taninmamasini ve dislanmasinin sürdürülmesini istiyoruz. Sosyalist lider Marcelo Quiroga Santa Cruz’un askeri cunta tarafindan öldürülmesini büyük nefretle kiniyoruz.
Sili halkinin askeri cuntaya karsi sürdürdügü direnisi ile dayanismamizi belirtiyoruz. Biz sahte bir referandumdan sonra halka zorla kabul ettirilen adaletsiz bir anayasa�nin reddedilmesini destekliyoruz. Ayni anlamda 13 Kasim 1980 tarihi için planlanmis olan anayasa referandumunun sahte bir gelisim oldugunu dile getirmek istiyoruz.
Biz Uruguay halkinin, sahte demokratiklesme programini (kronogram) reddetmesini destekliyoruz.
Uruguay’daki Convergencia Democraticanin arkasindayiz.
Biz ayni sekilde Paraguay halkinin, Acuerdo National ve onun sosyalist bilesiminden Partido Revolucionario Febrerista araciligiyla diktatörlüge karsi verdili mücadeleyi destekliyoruz.
Arjantin’deki baskiya karsi mücadele veren demokratik güçler ile dayanismamizi dile getiriyoruz.
Madres de Plaza de Mayo anneleri ile samimi dayanismamizi onayliyoruz ve Arjantin rejiminden, özellikle kayip çocuklar ve kayip olan öteki insanlarin kaderi için hesap sorulmasini talep ediyoruz.
Latin Amerika ve Karayipler’deki kardes partilerimizin Eylül 1980 Karakas toplantisi açiklamasini memnuniyetle karsiliyoruz.
Latin Amerika konusunda Amerika Birlesik Devletleri baskanliginin o zamanki Cumhuriyetçi adayi tarafindan yapilan yorumlarin bazilarindan, özellikle EI Salvador ve Guatemala’daki diktatör rejimlere verdigi destek, Grenada ve Nikaragua’yi hedef alan saldirilari nedeniyle rahatsizlik duyuyoruz.
Korkularimizin gerçek olmayacagini umuyoruz. Kararimizi vermeden önce yeni yönetimin politikalarini bekleyecegiz. Fakat yeni yönetimin Latin Amerika ve Karayipler’e karsi tutumunu tüm dünyadaki tavrinin bir göstergesi olarak görecegiz.
1980′li yillarda, bu bölgede daha fazla diktatörlüklerin ortaya çikmasi veya demokrasinin, sosyal adaletin ve insan haklarina karsi sayginin büyümesi, Amerika Birlesik Devletleri’nin tutumundan önemli ölçüde etkilenecektir. Ancak Amerika Birlesik Devletleri’nin takinacagi tavir büyük ölçüde uluslararasi kamuoyunun baskisi ile belirlenecektir.
Biz ayni zamanda, bu bölgenin iktisadi yasamina Avrupali ülkelerin katilmasini, bu sekilde çok sik oldugu gibi, askeri diktatörlüklerin yasallasmasina yardim etmemeleri gerektigini Avrupali üyelerimize hatirlatiyoruz.
1980′li yillarda sosyalizm
Sosyalist Enternasyonal, burada belirttigimiz hedeflere adim adim ulasmak için daha çok siyasi güç kazanma mücadelesinde önemi gittikçe artan bir rol oynuyor.
Sosyalist Enternasyonal, dünyanin bazi yerlerinde siyasi ibrenin saga kaydigi süreçte, demokratik sosyalistler arasindaki isbirligini, bütünlügü ve dayanismayi güçlendirmeyi sürdürmüstür.
Ilerici hareketlerin ve partilerin bu Kongreye katilmalari, baska ilerici hareketler ile ortak hedeflere dogru isbirligi için verdigimiz taahhüdü yansitiyor. Bu, tüm dünya için geçerli olan bir tek demokratik sosyalist modelin mevcut oldugu anlamina gelmiyor. Fakat biz, bütün insanlarin kendi kaderlerini tayin hakki için mücadele verecegiz.
Yukarida belirtilen sorunlarin çogu için cevaplarin mevcut olduguna inaniyoruz.
1-Baris ve güvenlik
Süper güçler tarafindan ortaya konulan küresel üstünlük tezini reddediyoruz. Onun yerine esitlik ve karsilikli saygi bazindaki isbirligi ve görüsmeleri tek çözüm olarak görüyoruz.
Yeni görüsme turlari silahlarin kontrolü ve silahsizlanmaya giden yoldur Buna ek olarak. hükümetler tarafindan atilan tek yanli adimlar da bu sürece katkida bulunabilir.
Sosyalist Enternasyonal dogrudan bir araci olamayacaktir, ancak bu süreçte anlamli bir baslangicin saglanmasi için süper güçlerle uluslararasi toplulugu sikistirmak için her yola basvurarak, her alandaki etkimizi kullanmayi temel öncelik olarak görüyoruz.
Bu konuda, bazilari tarafindan düsünüldügü gibi, silahsizlanmanin silah üretiminin artirilmasi ile saglanabilecegi görüsü alay etmek anlamina gelmektedir.
Bu kongre, Sosyalist Enternasyonal’in Silahsizlanma Çalisma Grubu’nun raporunu kabul etmistir. Çalismanin somut önerileri bir eylem programi olusturmaktadir.
Sosyalist Enternasyonal ve üye partileri bunun ilkelerini uygulamaya koymak için mücadele vereceklerdir.
2- Iktisadi Kriz
Demokratik sosyalistler için istihdam, merkezi bir öncelige sahiptir.
Sanayilesmis ülkelerde, istihdam yaratma ve artirilmis verimliligin hedef alindigi iktisadi planlama, issizlige karsi mücadele için bir yoldur.
Ancak gelismekte olan ülkelerde, hatta daha büyük ölçülerde issizlik sorununa çözüm getirmek için dünya çapinda bir yaklasim gereklidir.
Böyle bir dünya istihdam plani
(i) sendika hareketinin, Kuzey ve Güney’in hem planlama hem de gerçeklestirme süreçlerine katilmasini
(ii) ILO tarafindan tanimlandigi gibi asgari çalisma kosullarinin güvencesini
(iii) sanayilesmis ülkelerde, gelecek için yapisal uyarlama programlarini
(iv) uluslararasi gelirlerin büyük bir bölümünün gelismekte olan transferini
(v) kadinlar ve gençler arasinda özellikle ciddi ölçüdeki issizlik ile ugrasmak için acil önlemlerin alinmasini kapsamalidir.
3- Ekonomi ve Demokrasi
Demokratik sosyalistler ile diger demokrat güçler arasindaki esas- bizim, ekonomik ve sosyal insan haklarinin geleneksel insan haklari kadar belirleyici oldugu inancimizdan kaynaklanmaktadir.
Iktisadi adalet ve demokrasi için verilen mücadele asagidaki içerir:
(i) çalisan erkek ve kadinlar, isyerlerindeki yasamlarini denetleme hakkina sahiptirler. Biz bu nedenle sendika hareketinin verdigi mücadeleye ortagiz
(ii) insanlik onuru yalnizca maddi tüketimde degil, kendi kaderini belirlemedeki ustalik yetenegindedir
(iii) cinsler ve irklar arasinda ayrim olmadan çalisma hakki
(iv) is çevresinin hem saglikli hem de emniyetli olmasi güvencesi
Biz, kadinlarin yasamin bütün alanlarinda esit rol oynamasi hakkini etmesi için, kadinin özgürlügüne kavusmasi ve sorumluluklarimizin yerine getirilmesi için çalisacagiz.
4- Uluslararasi Sirketler
Biz, uluslararasi sirketlerin güçlerinin, insanlarin ve bunlarin hükümetlerinin altinda olmasi gerektigi inancindayiz.
Sosyalist Enternasyonal için iktisadi demokrasinin uygulanmaya çok uluslu sirketlerin uluslararasi yasalarla ve hükümetler arasi antlasmalarla denetimini içermelidir.
5- Yeni Uluslararasi Ekonomik Düzen
Yeni bir uluslararasi ekonomik düzene götüren ilk adim olarak, asagidakilerin gerçeklestirilmesi için derhal harekete geçilmesi gerekiyor:
(ii) Güney’li uluslari ezen ve halen zayif uluslararasi mali sistemin kaotik bir çöküntüsüne yol açabilen agir borç sorunlarinin derhal rahatlatilmasi
(iii) ödemeler bilançosundaki kronik açigi telafi yardim vermek
(iv) ticaret mallari için adaletli fiyatlandirma biçimi ve küresel piyasalara girisi yaratmak
(v) acil bir gida üretimi programinin olusturulmasi
(vi) üçüncü dünya ülkelerinde yerli tüketim için üretimi artirmaya yardim etmek ve bölgeler arasindaki ticareti desteklemek.
Brandt Komisyonu raporunda bu hedeflere verilen taahhüdü memnuniyetle karsiliyoruz.
Sosyalist Enternasyonal Baskan Yardimcisi Bruno Kreisky ile Meksika Cumhurbaskani Lopez Portillo tarafindan örgütlenen bir çok önemli sorun konusunda 1981 yilinda yapilacak zirve toplantisini destekledigimizi belirtiyoruz.
Ayrica Brandt Komisyonu tarafindan iyi bir sekilde ifade edilen çikarlarin karsilikliligi ve küresel birbirine bagimlilik tezini güçlü bir biçimde destekliyoruz.
6- Sonuç olarak
Yeni bir yüzyila yaklasirken, insanlik için benzesen sartlari yaratmak için mücadele sözü veriyoruz.
Zaten demokratik sosyalizm de budur.
Bu, ideallerimizin uygulanmasi yolu ile, BARIS, ÖZGÜRLÜK ve DAYANISMA’ya dayanan bir uluslararasi toplumun gelecek kusaklar için yaratilmasini hedef alan bizim hareketimizdir.
Sosyalist Enternasyonal�in Yeni Üye Partileri
Tam Üye Partiler
Ekvator Izquierda Democratica
Grenada New Jewel Movement
Guatemala Partido Socialista Democratico
Lübnan Parti Progressiste Socialiste
Yukari Volta Front Progressiste Voltaique
Istisari Üye Partileri
Aruba (Holl, Antil Adalari) Movimiento Electoral di Pueblo
Kurasao (Holl, Antilyas Nobo Movementu Antiyas Nobo
Israil United Workesr Party (MAPAM)
Üyelik Statüsünü Degistiren Partile/Organizasyonlar
* Paraguay�li �Partido Revolucionario Febrerista� tüm üye,
* �International Falcdn Movement/Socialist Educational International� kardes organizasyon.