Genel Başkan Murat Karayalçın’ın AB Bakanlar Konseyi Kararı ile ilgili açıklaması

mkAB Bakanlar Konseyi son aldığı kararla, Türkiye-AB ilişkilerinin hem üyelik hedefini hem de üyelik sürecini bulanıklaştırmıştır. 1997 Lüksemburg Doruk Toplantısında da benzer bir tavır sergilendiği dikkate alınırsa, Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ilişkilerinde 10 yıl arayla yeni bir bunalım yaşadığı söylenebilir.

Bu karar karşısında Türkiye, adaylık başvurusunu geri çekmemelidir, ama AB’nin kendi içindeki sorunu çözüp netleşeceği aşamaya kadar da, asla Sarkozy’nin ve Merkel’in oyununa geliriz diye bir kaygı taşımadan siyasi olarak herhangi bir adım atmamalıdır. Türkiye bu arada TCK’nın 301. maddesini değiştirerek ve Gayrimüslim yurttaşlarımızın vakıflarının gayrimenkul sahibi olmasına olanak sağlayan düzenlemeyi yaparak bunları AB’nin değil gerçekten kendisi için istediğini kanıtlamalıdır. Ancak, AB yetkililerinin çok üzerinde durdukları bir başka konu olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin gemi ve uçaklarının Türkiye’ye gelmesi ise, Gümrük Birliği zaten böylesi bir işleyişi öngörmediğinden söz konusu bile edilmemelidir.

Gündem haberlerine dönmek için tıklayınız