Dr. Uğur Cilasun: “Ankara Ulus Kent Merkezi Projesi Gökçek ve ekibine bırakılamaz.”

cilasun-f.JPGGenel Sekreter Dr. Uğur Cilasun’un açıklaması şöyledir:

Basında; “Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı Planı” proje çalışmalarına başlandığı ve birinci etap olarak Hacı Bayram ve civarında yıkımların başladığı haberleri yer almıştır.

Türkiye ve Ankara kamuoyunun bu proje hakkında hiçbir bilgisi yoktur. Proje, belediye başkanının basına yaptığı birkaç yetersiz açıklama dışında tamamen bir gizlilik içinde yürütülmüş; projenin amacı, fiziksel planlaması, daha önce yarışmayla elde edilen “Ulus Tarihi Kent Planı” projesiyle ilişkisi ve diğer unsurları kamuoyunda hiçbir şekilde tartışılmamış; kapalı kapılar arkasında hazırlanarak uygulamaya geçilmiştir.

Yapılan açıklamalarda, “Bölgede yapılacak 2 dev tesisin mimari yapısının geleneksel Türk mimarisini simgeleyeceği; görsel zenginliği ön plana çıkarılmış Türk tarihi motiflerinin kullanıldığı cephelere sahip olacağı; Hacı Bayram’da 70’li yıllarda ilave edilen ikinci bölümünün yıkılarak yerine çok daha geniş bir bölüm yapılacağı; geçen dönemde yapılan Roma mimarisi tarzındaki işyerlerinin yıkılacağı; İsmetpaşa ile Gülbaba Türbesi arasındaki çukur alanda bir bina yapılacağı, çok katlı bir şekilde inşa edilecek bir terminal olacağı, bir katında Ulus’taki meyve ve sebze halinin bulunacağı; nostaljik bir tramvay yapılacağı; Hıdırlıktepe’nin altından ilerleyecek 1 km uzunluğunda dev bir tünel yapılacağı; devasa uygunlukta bir teleferik hattı yapılacağı; bölgede 1300 kişilik dev bir kongre merkezi yapılacağı gibi tamamen Gökçek kokan “devasa” projeler yer almıştır.

Bu projelerin ana amaçları, Gökçek’in Ankara’da daha önce uyguladığı projelerde olduğu gibi, mevcut tarihi, Cumhuriyetçi kimliği yok etmek ve ranta yönelmektir.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara Kalesi, Hacı Bayram Camii, Augustus Tapınağı, Roma Hamamı kalıntıları, İlk Meclis, 2. Meclis, Ankara Valiliği, Maliye ve Kültür Bakanlıkları, Merkez Bankası, İş Bankası, Ziraat Bankası, Ankara Palas, Sümerbank gibi hem tarihi hem de cumhuriyetin ilk yıllarını simgeleyen yapıların bulunduğu Türkiye’nin bu en önemli bölgelerinden birinin darmadağın edilmesi Gökçek ve ekibi gibi tarih, kültür ve estetik yoksunu bir grubun eline bırakılamaz.

Hükümet bu projeyi derhal durdurarak, tarihçilerin, mimarların, şehir planlamacılarının, kültür dünyasının, sanayi ve ticaret çevrelerinin, sivil toplum örgütlerinin yer alacağı geniş bir kurulda değerlendirip yönlendirmelidir.

Bu yapılmadığı taktirde, ortaya çıkacak bu kente karşı suç oluşturan teşebbüsün sorumluluğu, belediyenin ve hükümetin sırtında olacaktır.

Gündem haberlerine dönmek için tıklayınız