Genel Başkanı Murat Karayalçın’ın, 3 Nisan 2007 tarihli Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı açılış konuşması:

Bugün ilk olarak iktisadi büyüme verilerine değineceğim. 02/04/2007 Pazartesi günü Bakanlar Kurulu toplantısından sonra Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı sayın Abdüllatif Şener, 2006 yılının büyüme verilerini açıkladı, 2006 yılı genelinde, bütününde % 6’lık bir büyüme oranının elde edildiğini ve bunun tahminlerin üzerinde olduğunu ifade etti. Gerçekten yüksek bir büyüme oranı elde edilmişti. Devlet Bakanı ve başmüzakereci sayın Ali Babacan’ın değerlendirmesiyle son 4 yılda, yıllık ortalama büyüme oranı % 7.3 olarak gerçekleşmiştir. Türkiye son 20 çeyrektir ard arda büyümektedir; ve 2006 sonu itibarıyla Türkiye’nin gayri safi ulusal hasılatı 400 milyar Doları aşmıştır. Bunlar son derecede önemli verilerdir. Büyüklük olarak bu değerleri önemsiyoruz; bundan memnuniyet duyuyoruz. Sayın Ali Babacan bu büyümenin saman alevi olmadığını, sürdürülebilir bir nitelik taşıdığını söylüyor. Ancak biz SHP olarak büyümenin böyle sürdürülmesini istemiyoruz. Büyümenin böyle sürdürülebilirliğine SHP olarak karşı çıkıyoruz. Çünkü bu büyüme istihdam yaratmamaktadır. Bu bizim için, SHP olarak son derecede önemli bir olumsuzluktur. Ayrıca bu büyüme maalesef reel ücretlerin artmasına da olanak vermemektedir. Reel ücretleri arttırmayan, istihdamı yükseltmeyen yeni katma değer içinde emeğin payını çoğaltmayan bir büyümenin sürdürülebilir bir nitelik taşımasını reddediyoruz. Önce bunu ifade etmek istiyorum.Yine bu bağlamda bir konuya daha değineceğim. Mart ayı ihracat verileri açıklandı. Türkiye Mart ayında yaklaşık 9 milyar dolarlık bir ihracat rekorunu gerçekleştirdi. Bunu da kutluyorum. Bundan da çok büyük bir memnuniyet duyuyorum. 1960’lı yıllarda yılda toplam olarak 300-500 milyon Dolarlık bir ihracatı gerçekleştiren Türkiye’nin ayda 8-9 milyar Dolarlık ihracat yapabilmesi gerçekten çok büyük bir önem taşımaktadır. Ancak yapısı nedeniyle bu ihracat büyüklüğünü de eleştiriyoruz. Çünkü bu ihracatın, kimi iktisatçıların ileri sürdükleri gibi hormonlu olduğunu düşünüyoruz. Bu hormonlu ihracat, çünkü Türkiye’ye katma değer bırakmıyor. Bu yönüyle eleştiriyoruz. Türkiye’ye katma değer bırakmadığı için de istihdam düzeyine katkıda bulunmuyor. Bu gerekçeyle eleştiriyoruz. SHP’nin önerisi Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini de dikkate alarak ithal ikamesi yaratacak, ülkeye daha yüksek katma değer bırakacak, yüksek düzeyde istihdam elde etmemizi sağlayacak bir ihracat modelidir, bir dış ticaret modelidir.

Üçüncü olarak değineceğim konu Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgilidir. Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda SHP’nin ‘Cumhurbaşkanını halk seçsin’ şeklindeki önerisinin gerçekleşmemiş olmasının üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu arada Türkiye CHP’li milletvekillerinin sine-i millete dönmemelerinin de sıkıntısını çekmektedir.

Bu saptamaları not ettikten sonra şunu belirtmek istiyorum: Biz SHP olarak başta laiklik olmak üzere Cumhuriyetin temel değerlerinin ancak ve yalnız demokrasi içinde korunacağına inanıyoruz, laikliğin en büyük darbeyi, zorunlu din dersleri yoluyla 12 Eylül yönetiminden yediğini çok iyi hatırlıyoruz. Bu nedenle laikliği ve cumhuriyetimizin öteki temel değerlerini asla demokrasiden ayrı tutmuyoruz. Bununla bağlantılı olarak son bir noktaya daha değineyim. Genel seçimlerle ilgili olarak son günlerde özel bir gündem oluşturulmaya çalışılıyor. Bir seçim gündemi, bazı siyasi partiler tarafından çeşitli programlarda dile getirilmektedir. O siyasetçilere göre bu seçimin temel konusu, bu seçimin ana konusu sağ-sol tartışması değildir. O siyasetçilere göre bu seçimin ana konusu Türkiye’nin ulusal birliği ve laik cumhuriyetin kazanımlarının ayakta tutulmasıdır. Böyle bir tanımlama yapılıyor. Bu gardropçu bir yaklaşımdır. Biz bu anlayışı, bu yaklaşımı reddediyoruz. Cumhuriyetin temel değerleri soyut sözlerle, sloganlarla, balolarla danslarla korunamaz. Korunamadığı da görülmüştür. Cumhuriyetin temel değerlerini korumanın tek yolu solun temel değerlerini öne çıkartmaktır. Cumhuriyetin temel değerlerini ancak ve yalnız solun temel değerleriyle koruyacağımıza inanıyoruz.

Genel Başkan demeçlerine dönmek için tıklayınız