Merkez Yürütme Kurulumuz toplandı
Genel Başkanımız Murat KARAYALÇIN’ın 15 Ocak Pazartesi günü toplanan SHP-MYK toplantısını açarken yaptığı konuşma:
Başbakan’ın İstanbul’a vize önerisi:
“Sayın Başbakan’ın İstanbul için, insanlara vize, araçlara kota önermesini kesin olarak doğru bulmuyoruz. Bu bir anlamda, ‘okullar olmasa milli eğitimi iyi yönetirim’ anlayışının başka biçimde ifade edilmesidir.
İnsanlar İstanbul’a keyif için değil iş için gidiyorlar. Sayın Başbakanın böyle bir tepki ortaya koyarken, önce Türkiye’nin başka bölgelerinde yeterince istihdam alanları ve çekim alanları yaratılmadığını ve AKP’nin teşvik siyasetinin yanlışlığını görmesi gerekir. Dünyanın büyük kentlerinde özel araçların sakıncaları, toplu taşımanın, özellikle raylı sistemin yaygınlaştırılmasıyla telafi edilmektedir. Düşünülmesi gereken budur. Metro yalnız İstanbul’da değil Ankara’da da, Adana’da da yapılmıyor. 2004 yerel seçimlerine giderken, ‘benim metro vagonlarım, SHP’nin metro vagonlarından daha ucuz’diyen Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin o ucuz vagonları hala Ankara’ya gelmedi.
İstanbul, Ankara ve İzmir Metroları SHP’li belediyeler tarafından yapılmıştır. AKP’li, belediye Ankara’da mevcut raylı sisteme bir metre dahi ekleyemedi.
Ayrıca İstanbul’a vize önerisi ise insan haklarına, eşit yurttaşlık anlayışına ve yerleşme özgürlüğüne aykırıdır.
Seçim ekonomisi uygulanıyor
Sayın Başbakan İTO’nun kuruluş yıldönümü toplantısında, AKP’nin seçim ekonomisi uygulaması yapmadığını söylüyor. Bunu hayretle karşılıyorum. Eğer AKP seçim ekonomisi yapmıyorsa, zam yaparlar diye elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden neden vazgeçtiğini açıklaması gerekir. Demek ki Sayın Başbakana verilen bilgilere göre elektriğe zam yapılması gereklidir. Ama yapılmıyorsa, bu seçim ekonomisiyle değil de hangi ekonomiyle açıklanır.
‘Türkiye Barışını Arıyor’ konferansı
‘Türkiye Barışını Arıyor’ başlıklı konferans yapıldı. Biz, toplumsal barışımıza katkısı olacak her türlü çabayı ve girişimi önemsiyoruz, destekliyoruz. Kürt sorunu ile terör ve şiddetin özdeş görülmesine karşı çıkılmasını doğru yaklaşım olarak değerlendiriyoruz.
Bununla birlikte, Konferansın sonuç bildirgesinde yer alan 3 konuya katılmadığımı ifade etmeliyim:
Kürt sorununu temsil eden Parti anlayışına kesin olarak katılmıyorum. Kürt sorunu tüm partilerin sorunu olmalıdır. Tüm partiler bu sorunu önemserler mi önemsemezler mi bilmiyorum ama Kürt sorunu bizim sorunumuzdur, bizim çözmeye talip olduğumuz sorundur. Bu nedenle böyle bir tanımlamanın doğru olmadığını düşünüyorum.
İkinci olarak %10 barajının Kürt sorununun sahibi olduğu düşünülen, Kürt sorununu temsil ettiği varsayılan bir partiden hareketle indirılmesinin önerilmesini kesinlikle doğru bulmuyorum.Eğer Türkiye’de % 10 seçim barajının düşürülmesi düşünülüyorsa, bu Türkiye’nin demokratikleşmesi için mutlaka yapılması gereken bir düzenlemedir.Yalnızca falanca parti için yapılmalı, öteki partiler için yapılsa da olur yapılmasa da olur şeklinde algılanabilecek bir anlayış doğru bir anlayış değildir.
Üçüncü olarak devletin üniterliğini, birlik ve bütünlüğümüzü zora sokacak yaklaşımları doğru bulmadığımı bir kez daha ifade etmek istiyorum. Kamusal alanda inanç farklılıkları, etnik farklılıklar kabul edilemez.
Irak sorunu
CHP’nin Irak için bir genel görüşme önergesi vereceği anlaşılmaktadır.
Irak ve Kuzey Irak konusunun tüm yönleriyle araştırılması girişimi doğrudur. Ancak biz, öncelikle Türkiye’nin Kuzey Irakla ve Irakla iyi ilişkiler kurmasının, işbirliği içinde olmasının uygun olacağını düşünüyoruz. Terörle mücadele için, barış için, istikrar için, gelişme için Türkiye Irakla ve Kuzey Irakla yakın ve iyi bir ilişki kurmalıdır, işbirliği yapmalıdır. Bu yapılmadan, bunun sonuçları alınmadan askeri müdahale önerilmesi yanlıştır.
Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimi
Fransa’da Nisan ayında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sağ birlik adayı olarak Serkozy ilan edildi.
Sarkozy’nin adaylık toplantısında ırkçı, şoven bir yaklaşımla, Türkiye’nin AB adaylığına karşı çıkan sözlerini ve bu sözleri delegelerin alkışlamasını kınıyorum. Irkçı çevreler ister Türkiye içinde, ister dışında nerede olurlarsa olsunlar, öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’nin AB’ye adaylığı konusunda bir ittifak içindeler.”