ESTOB tarafından hazırlanan “Türkiye Birinci Kadın Kurultayı” raporu
Kurultay sonuç raporu konusundaki görüşlerimize geçmeden önce, iyi niyetleriniz konusundaki tüm takdir ve teşekkürlerimizi saklı tutarak, toplantı organizasyonu üzerindeki görüşlerimizi belirtmek isteriz.
Kurultaya Sosyaldemokrat Halk Partisi Kadın Meclisleri Genel Yönetim kurulundan 3, İstanbul Kadın Meclisinden 4, Bursa Kadın Meclisinden 4, Tekirdağ’dan 3, Kocaeli’nden 1, Aydın’dan 5 ve İzmir’den 30 kişi olmak üzere toplam 50 kişilik bir grupla katıldık.
Kurultayın 1. günü, açılış konuşmalarından sonra 4 Çalıştay oluşturuldu.
Bunlar;
1. Kadın ve Hukuk,
2. Kadın ve Eğitim,
3. Kadın ve Ekonomi,
4. Kadın ve Sosyal Yaşam.
Kurultayın 2. günü ise, bu çalıştay ana başlıklarının detaylandırılması ile 21 atölye oluşturuldu.
Kurultaya katılan 1210 delegenin 800 ünü 11 siyasi partinin temsilcileri oluşturmuştur. Buna karşın, kurultayda delegelerin katılımı ile bir “sonuç bildirgesi komisyonu” oluşturulmamış ve önceden hazırlanmış olan ve katılımcıların görüşlerini içermeyen rapor, ESTOB başkanının imzası ile ve onun tarafından okunarak oylanmış, rapor üzerinde de delegelerin herhangi bir tartışma yapması söz konusu olmamıştır.
Kurultayın programı ve bu programın ne şekilde akacağı delegelere önceden bildirilmemiştir. Bu nedenle kurultay günü panolara asılan yazılarla 21 atölye çalışması yapılacağından haberdar olan delegeler, buralarda çalışmanın nasıl yapılacağını bile kestiremeden çalışmalara katılmışlardır. Dolayısı ile, ön hazırlık yapılmadan yürütülen 3 saatlik atölye çalışmasından sağlıklı bir rapor çıkması beklenemez.
22 Aralık 2006 tarihinde, ESTOB dan Genel Başkanlığımıza gelen yazıda “SİYASETTE TÜRK KADINI KURULTAYI”nın toplanacağı belirtilmiş idi. Kurultay delegelerinin çoğunluğu da (800 kişi) siyasi parti temsilcileri idi, buna karşın partilerin Kadın Kolları – Kadın Meclisleri – Genel Başkanlarına 7 dakika bir siyasi partinin erkek Genel Başkanına ise 22 dakika konuşma hakkı verilmesini anlamak mümkün değildir.
Özetle kurultayda siyasi parti delegeleri, çoğunluk olmalarına karşın üretici ve katılımcı değil dinleyici olarak sınırlanmıştır. Üniversite Öğretim Üyeleri ve STK temsilcileri ise, hiçbir siyasi partinin, hiçbir katkısı olmadan, önceden yaptıkları çalışmaların raporlarını sunmuşlardır. Bu çalışmaların bile siyasetle ilgili kısmı ciddi bir araştırma yapılmadan, siyasi partilerin internet sitelerine girmeden sadece bir tane uluslararası siyasi bilgi içeren sitenin verilerine bakılarak hazırlanmış bir rapordan ibaret idi. Türkiye’de sadece 1 siyasi partinin kadın kotası (%25 CHP) uyguladığını söylemek araştırmacı ve akademisyen ciddiyeti ile bağdaşmıyordu, rapor sunulduğunda tarafımızdan uyarı yapıldığında ise, “siz de o siteye başvurup, bildirgenizi kaydettirin” gibi gayri ciddi bir cevap verildi.
Kurultay oluşturulurken adı “SİYASETTE TÜRK KADINI KURULTAYI” iken ve 5 çalıştay belirlenmişken, (Kadın ve Siyaset, Kadın ve Sosyal Yaşam, Kadın ve Ekonomi, Kadın ve Hukuk, Kadın ve Eğitim) bunlardan Kadın ve Siyaset çalıştayı kurultay sırasında ne toplandı, ne de çalıştı.
Kurultayın ilk belirlenen adına karşın 5 sayfalık “kurultay ön sonuç raporu”n da kadın ve siyasete de sadece 9 satır yer verilmiş burada da kadın kotası sosyalist enternasyonalin kabulü (%33)dışında %20 olarak öngörülmüştür.