Cumhuriyet-13/7/2008- Timur ERKMAN: Ataşehir Merkez Bankası(!)
Bundan bir süre önce Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması konusunda Sayın Başbakan’ın, Sayın Devlet Bakanı Şimşek’in ve Sayın Maliye Bakanı’nın “Bu iş tamam”, “Yeri bile hazır”, “Kimseye sormayız” cümleleriyle tamamlanan açıklamaları basında yer aldı. Merkez Bankası’nın neden İstanbul’a taşınması gerektiği konusunda tek gerekçe: “İstanbul’un finansal merkez olduğu-olacağı, bütün mali ve finans kurumlarının İstanbul’da toplanması gerektiği” olarak belirtiliyordu. Bu açıklamalara kamuoyu sert tepki verdi. SHP de gerek Genel Başkanı’nın demeçleri, gerek web sitesinde ve basında yer alan parti açıklamalarıyla taşınmanın gereksizliğini ve anlamsızlığını vurguladı.
Bu konuda bir süre ses çıkmaması üzerine, hükümetin girişimin anlamsızlığını kavradığı ve vazgeçtiği sanıldı. Ancak bu ay başında Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasına ilişkin yasa tasarısı Meclis’e sevk edildi. Meclis’e gönderilen tasarıya göre Merkez Bankası’nın yanına Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) başkanlıkları ve Vakıflar Bankası Genel Müdürlüğü de eklendi. Şimdilik Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’nın taşınması tasarıda yer almadı. Yasaya göre İstanbul’a taşınmayla ilgili iş ve işlemler tamamlanıncaya kadar bankanın idare merkezinin Ankara’da kalması öngörüldü. Özellikle bu madde gerçek bir sağduyu örneği olarak değerlendirildi. Bu gelişme karşısında Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması ile ilgili görüşlerimizin kamuoyunun tekrar bilgisine sunulması ve hatırlatılması gerekli görüldü.
“Finans merkezi” konusunda hükümet yetkililerinin yeterli bir bilgi birikimi olmadığı anlaşılmaktadır. Sayın Başbakan da basına yaptığı bir açıklamada, Merkez Bankası’ndan genel müdürlük olarak bahsetmiştir. Merkez Bankası Başkanlığı (guvernörlüğü), içinde 15 genel müdürlüğün yer aldığı bir yapıdır. Sayın Başbakan, yasasını bile okumadığını böylelikle açığa vurduğu bankanın İstanbul’a taşınması kararını alırken “Kimseye danışmayız” diyebilmektedir.
Gerekçe haklı değil
Finans merkezleri, o ülkenin ekonomik koşullarına bağlı olarak, finans hareketlerinin belirli yörelerde yoğunlaşmasına bağlı olarak oluşur. Merkez Bankası’nın böyle bir oluşuma katkısının olması doğaldır. Ancak Merkez Bankası’nın bir yerde olmasıyla, o yerin finans merkezi olması beklenemez. Öyle olsaydı şimdiye kadar Ankara Türkiye’nin, Washington ise Amerika Birleşik Devletleri’nin finans merkezi olurdu. Dolayısıyla bu gerekçe Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınmasını hiçbir zaman haklı göstermez. Finans merkezi ile alışveriş merkezi karıştırılmamalıdır. Öte yandan elektronik haberleşmenin ulaştığı gelişmişlik aşamasında ve hemen hemen tümü elektronik haberleşmeyle gerçekleştirilen finans hareketlerinin yer aldığı bankacılık sisteminde “finansal merkez” kavramının bir önemi kalmamıştır.
Merkez Bankası’nın İstanbul’a nakli için gösterilen bu gerekçenin zayıflığı karşısında, neden Ankara’da olması gerektiğini gösteren çok sağlam gerekçeler vardır.
‘Cumhuriyet’ kurumu
Para basma faaliyeti, devlet olmanın en önemli unsurlarından biri olarak, devletin merkezinde bulunur. Merkez Bankası’nın ekonomik ve finansal işlevleri yanında bir sembol olma işlevi de vardır. İsminin “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” olması bir rastlantı değildir. Bankanın bir “Cumhuriyet” kurumu olduğunu vurgular.
Merkez Bankası’nın bağımsız olarak Türk parasının istikrarını korumak, ana görevidir. Bunun yanında para ve kur politikalarının yürütülmesi, ödeme sistemlerinin kurulması, gözetimi ve denetimi, hükümetle birlikte Türk Lirası’nın iç ve dış değerinin korunması, zorunlu karşılıklar ve disponibilite usul ve esaslarının belirlenmesi, ülke altın ve döviz rezervlerinin yönetilmesi, Türk Lirası’nın hacim ve tedavülünün düzenlenmesi, hükümetle birlikte enflasyon hedefinin tespit edilmesi, yasanın bankaya verdiği temel görevlerdir. Banka ayrıca mali ve iktisadi konularda hükümete danışmanlık yapmakla görevlendirilmiştir.
Yasa, bankanın, hükümetin mali ve ekonomik müşaviri, mali ajanı ve haznedarı olduğunu vurgular. Bu görevler ancak Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer kamu mali kurumlarıyla yakın bir işbirliği ve bilgi alışverişi ile gerçekleşebilir. Bu temasların işin özelliği nedeniyle yüz yüze yapılması zorunludur.
Merkez Bankası İdare Merkezi, büyük yatırımlar yapılarak işlevlerinin gerektirdiği özelliklere göre gerçekleştirilmiş özel ve pahalı bir inşaattır. (Para koruma ve saklama birimleri, altın koruma mekânları, ileri emniyet ve güvenlik önlemleri gibi.) Ayrıca Merkez Bankası’na bağlı olarak çalışan Banknot Matbaası da Ankara’dadır ve o da özel ve ileri teknolojik unsurları olan bir yapıdır.
Bu binaların İstanbul’da yeniden yapılması akıl almaz bir israf olacaktır. Her ne kadar yeni tasarı Merkez Bankası Genel Merkezi ifadesini kullanıyorsa da banka genel merkezi ve banknot matbaasının ayrı illerde olması düşünülemez.
Merkez Bankası’nın basılan banknotları karayoluyla Türkiye’nin her tarafına ulaştıran bir dağıtım sistemi vardır. Ankara’nın merkezi konumu bu ulaşımı kolaylaştırmaktadır.
Merkez Bankası’nın yetişmiş, nitelikli ve uzmanlaşmış kadrosu Ankara’da yerleşik durumdadır. Bir yer değiştirme halinde büyük bir çoğunluğu bankadan ayrılmayı veya emekli olmayı tercih edeceklerdir. Bu durumda bankada yeni bir kadrolaşma hareketi başlayacaktır. Acaba nakilde söylenmeyen gerekçelerden biri de bu mudur?
Atatürk Ankara’yı tercih etti
Merkez Bankası’nın Ankara için büyük önemi vardır. Atatürk, ulus-devletin başkentini oluştururken, tüm unsurlarıyla birlikte düşünmüş ve Merkez Bankası’nın Ankara’nın Cumhuriyetçi kimliğini oluşturan unsurlardan biri olarak Ankara’da olmasını tercih etmiş ve bankanın İdare Merkezi projesi (şimdi Ankara Şubesi) Mimar Holtzmeister’e çizdirilerek Ankara’nın o zamanlar en prestijli yerine bir sembol bina olarak yapılmıştır. Herhalde o tarihte de İstanbul ekonomik ve finansal açıdan Ankara’dan ileri bir konumdaydı. Buna rağmen Ankara’nın neden tercih edildiği üzerinde hükümet yetkilileri biraz daha düşünmelidir.
Bütün bu gerekçeler bir yana itilip, Merkez Bankası’nın İstanbul’da çok değerli bir arsasının (İstanbul şubesi ve para transfer merkezi olarak düşünülen) bulunduğu Levent’e değil de Anadolu yakasında yeni bir yerleşim birimine götürülmekte ısrar edilmesi, Merkez Bankası’nın bu yörenin değerlendirilmesi için bir yem olarak kullanılmak istendiğini akla getirmektedir.
Timur ERKMAN SHP MYK Üyesi