Bugün-20/11/08- Toktamış Ateş: Başkan adayları; Karayalçın ve Aslan
Zaman, su gibi akıp gidiyor. Yerel seçimlere "daha çok var", derken; birkaç aylık bir süre kaldı. Şimdi sıra, adayların belirlenmesinde.
Adaylar belirlendikten sonra da, bambaşka "yürek çarpıntıları", yaşanacak. Şimdiki yürek çarpıntıları; "acaba aday olabilecek miyim?", sorusu çerçevesinde yaşanıyor. Ama siyasete "sıvandıktan" sonra, yürek sıkıntıları bitmiyor. Demokrasilerde adayları, "parti örgütleri" belirler.
Hele, il ve ilçe yöneticilerinin, siyasal parti genel başkanları tarafından belirlendiği bir örnek hatırlamıyorum. Ancak, bizdeki; "yarı-faşist" ve sahte Atatürkçü, 12 Eylül yönetimi, öyle bir "siyasal partiler yasası" ve öyle bir "seçim yasası", getirdi ki; "asla olmaz" denilen şeyler, pekala oluyor…
İl ve İlçe belediye başkan adaylarının ve belediye meclisi adaylarının, parti genel merkezleri tarafından belirlenmesi; anti-demokratik olduğu kadar, mantık dışıdır. Sorumlu parti yöneticileri, elbette yerel duygu ve talepleri de dikkate alarak, adayları belirlerler.
Fakat; bazen, "yanlış bilgilendirme"; bazen, rakiplerinin "ayağını kaydırma" arzusu, vb. gibi sebeplerle, doğru ve iyi tercih yapılamaz. Ve siyasal partilerimiz, seçim öncelerinde, bu yasaları düzelteceklerini dile getirirler ve hatta söz verirlerken; daha sonra, iktidar, ya da iktidar ortağı olduklarında, bu vaatlerini unuturlar. Aslında, kendi bindikleri dalı kestiklerini düşünmezler. Yarın muhalefete düştüklerinde; bu sözlerini, acı biçimlerde anımsarlar ama, artık iş işten geçmiştir…
Daha önceki yerel seçimlerle ilgili olarak yaşadığım bazı şeyler, beni umutsuzluğa sevk ediyor. Örneğin; eski yerel seçimlerin birinde, Ankara için, yerel yönetimler konusunda tartışılmaz bir uzman olan, değerli meslektaşım Korel Göymen, SHP'nin adayı idi. Korel Göymen'e karşı, RP Melih Gökçek'i aday çıkartmıştı. Doğal olarak, Sayın Göymen'i desteklemem gerekirdi.
Fakat CHP de, çok genç yaşta yitirdiğimiz, sevgili arkadaşım Ali Dinçer'i aday göstermişti. O Ali Dinçer ki; seçimlerden kısa bir süre önce, biraz alkol kokan bir sofra çerçevesinde, 12 Eylül'de yurt dışına kaçtığı zaman; Türkiye sınırına yakın bir noktadan, Türkiye'nin ışıklarına baktığı zaman, nasıl ağladığını, gene gözleri dolarak anlatmış ve benim de gözlerimi yaşartmıştı.
O zamanlar yazdığım gazetede, bu sohbetimizi dile getirmiştim. Partiden bir arkadaş aramış ve "Sen Korel'in, seçimi kazandığına emin olduğun için bunları yazıyorsun ama, Melih Gökçek'in de şansı var. Oyları bölmeyelim", diye uyarmıştı. Tabii Ankara'da, Sayın Gökçek'e hiç şans tanımıyordum… Olaylar, çok farklı gelişmişti…
Önümüzdeki yerel seçimlerde; Ankara için, Murat Karayalçın'dan daha uygun bir aday düşünemiyorum. Başkentimize yakışan bir belediye başkanı olacağından eminim.
Umarım, SHP içindeki huzursuzluğu da ortadan kaldıracak, aday olabilir ve DSP'nin endişelerini de ortadan kaldırarak, Ankara belediye başkanlığı koltuğuna oturur. Bizler de, iftihar ederiz. Fakat eğer CHP, başka oyunlar peşindeyse; asla affedilmez bir hata yapmış olur. Umarım bu endişem, boş bir endişe olsun. İzmir için, kimlerin aday olduğunu bilemiyorum.
CHP'nin, çok iyi adayları olduğuna eminim. Fakat bunlar arasından birini, çok yakından tanıyorum ve İzmir Belediye Başkanlığı'na, çok yakışacağına eminim. Bu kişi, Ege-Koop'un şimdiki genel başkanı, Sayın Hüseyin Aslan. Hüseyin Aslan'ın, Ege- Koop'ta yaptıkları; daha doğrusu, Ege- Koop'un Hüseyin Aslan'ın başkanlığında yaptıkları, İzmir belediye başkanı olarak yapabileceklerinin ispatıdır.
Siyasetçilerin, iş üretmekten çok, laf ürettikleri bir ortamda; Hüseyin Aslan gibi, "iş üreten" siyasetçilerin varlığının, CHP'ye çok şey katacağına eminim.
Fakat "aday belirleme" sürecine, bir türlü güvenemiyorum. Örneğin; bir önceki yerel seçimde; genç bir arkadaşım, Bandırma'dan CHP başkan adayı olmak için başvurmuştu. Çok sevilen bu gencin talebi, aday belirlemenin, örgüte bırakılmasıydı.
Çok iyi tanıdığım ve sonuna kadar güvendiğim bu genç için, partiye telefon ettim ve en üst düzeyde görüştüm. "Sizi dikkate alacağız, hocam", dediler. Ve yukarıdan birini aday yaparak, seçimi AKP'ye armağan ettiler. Umudum; bu seçimlerde, bu türden yanlışlıklara düşülmemesi.