Birgün-31/03/08- Uğur Cilasun: HEPİNİZ SUSUN!
Hepiniz susun! Ben konuşacağım.
Ne bu be; her kafadan bir ses çıkıyor. Memleketi hamama çevirdiniz. (Ne hamamı olduğunu siz biliyorsunuz; beni söyletmeyin şimdi).
Biriniz “anayasa” diyor; öteki “babayasa”, beriki yavruyasa. Biriniz “türban” diyorsunuz, öbürünüz “başörtüsü”. Biri “kapatırım” diye bağırıyor, öbürü “açarım haa!” diye ünlüyor.
Bari hep bir ağızdan konuşmayın çocuğum. Tek tek konuşursanız bu kadar gürültü olmaz. Ama nerde sizde o terbiye. Siz aile terbiyesi almamışsınız.
Sen, arkadaki gri elbiseli! Ne yazıyorsun bakiyim sabahtan beri? Arada bir pis pis sırıtışından belli ki muzır bir şeyler yazıyorsun. Şimdi gelip kağıdını alacağım. Okuyacağım bakayım neler yazmışsın. Arkadaşlarını da hep sen kışkırtıyorsun, biliyorum. Seninle hesaplaşacağız.
Sen, sen! Soldaki gözlüklü; elinde fırça olan. Gene benim karikatürümü mü çiziyorsun? Sen adam olmayacaksın. Bana kuyruk yaptın; Disipline verdim. Disiplin kurulu başkanı amcanın arkadaşı çıktı, cezadan yırttın. Ama böyle devam edersen, seni amcan da kurtaramaz.
Çok disiplinsizsiniz çook. Ama sizi adam edeceğim. Ben İstanbul’un kabadayıları ile ünlü semtinde yetişmişim. Sizi mi hizaya sokamayacağım?
Bundan sonra her gün saat 7:30’da içtimada olacaksınız. Sakal-bıyık, tırnak muayenesi yapacağım. Cebinde mendili olmayanı yakarım.
Boy sırasına dizileceksiniz. Ben düdük çaldığımda uzun boylular en arkaya, kısa boylular en öne koşacak. Ayrıca ön dişleri ayrık olanlar sağa, saçları dökük olanlar sola gidecek. Ortada durmak yasaklanmıştır.
Sen, başını bağlayıp üstte tavşan kulağı yapan kız. Bundan sonra başını açacaksın. Yandaki kırmızı saçlı; sen başını anneannen gibi örteceksin, bir de arkadan çift düğüm atacaksın.
İlerdeki, yeşil ceketli, saçı atkuyruğu bağlanmış arkadaş! Elindeki altın alyansı, yanındaki beyle değiş. Onunki gümüş gibi duruyor. Bir daha ikinizi yan yana görmeyeyim.
Bana bak,sen! Çekme göbeğini içeri. Çatlayacaksın. Gece-gündüz, çek birayı-çek birayı, sonra da göbeği gizlemeye çalış. Yemezler, bize yutturamazsın.
Kız, şıllık! Ne bu etek, yerlerde sürünüyor? İyi ki geçen gün sana “bacakların da güzelmiş” dediler. Hemen şımardın. Şimdi attın o güzelim mini eteği, üçetek entariye döndün. Yapma yavrum, üzme bizi.
Sen, mavi şortlu! Hangi takımı tutuyorsun? Bakın şimdiden söylüyorum, benim takımım dışında başka takımları tutanlar, benden merhamet beklemesinler. İlerde hepinize benim takımımın bir rozeti armağan edilecektir.
Televizyonlarda sabah programları yasaklanmıştır. Minibüslerle her sabah göbek atmak üzere TV stüdyolarına taşınan bayanlar, kadrolu olarak TRT’ye alınacaklardır. Bu nedenle TRT’nin sanatçı kadroları boşaltılacaktır.
Sen, sırıtan. Neden gülüyorsun öyle? Açıkta bir şey mi gördün? Bir şey varsa söyle, biz de gülelim.
Sen, arkada ayakta duran; çıkar ulan o sakızı ağzından! Ağzına şeyttirme! Tövbe yarabbi!
Sabah sabah beni doktorla papaz edeceksiniz yahu!