Birgün-30/7/2008- Uğur Cilasun: NE MİLLETMİŞİZ BE!

Bizim millete sürekli haksızlık ediliyor. Hem gavurlar ediyor, hem de biz kendi kendimize ediyoruz.

Yok kısa boyluymuşuz; kıllıymışız; uzun kolluymuşuz; göbeğimizi kaşırmışız; yerlere tükürmüşüz.

Eşekten inip otomobile binmişiz. Trafik mırafik takmazmışız. Gaz pedalına tuğla koyup, güzelim mersedes arabayı direğe vuranadek köklermişiz.

Haftada bir yıkanırmışız. Sarımsak kokarmışız. Türk gibi sigara içermişiz. Sıra, kuyruk, nizam, düzen tanımazmışız. Bir şeye sevindikmi silahımızı çıkarıp mermiyi verirmişiz.

Resimden, müzikten anlamazmışız. Zaten günah da sayarmışız. Heykellere tükürürmüşüz. Üçdür Dadaloğlu heykelinin sazını kırıp çalıyormuşuz.

Tartışmayı bilmezmişiz. En kibarlarımız bile, televizyonda karşılıklı konuşmanın onuncu dakikasında muhatabına, “sayın i..e” diye girişmeye başlarmış.

Meclisimiz bir alemmiş. Neredeyse yarısının hırsızlıktan, yolsuzluktan, rüşvetten, kaçakçılıktan davası varmış. Bunun için dokunulmazlıklar kalkmazmış.

Kimse kimsenin hakkına saygı duymazmış. Herkes birbirine, “sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diye diklenirmiş.

Bilimden anlamazmışız. Başbakanımız durup durup, “ey halkım, çocuk yapın!” diye ünlermiş. Zaten 50 yaşındaki Sağlık Bakanı profesörümüzün de 6 tane çocuğu varmış.

Meyvelerimiz hormonluymuş. Domateslerimizde böcek varmış. Bunun için kimse almıyor, hepsi tarlada çürüyormuş.

Sularımızda arsenik varmış. Ankara’nın suyu ağır metalden öyle ağırlaşmış ki “ağır su” halini almış.Belediye başkanı umursamaz, “sudan kim ölmüş ki?” diye sorarmış.

İftira iftira üstüne. Yazık bu millete. Öteden beri söylerler: “efendim biz az gelişmiş bir toplummuşuz da; o nedenle örgütlenmeyi bilmezmişiz. Elin adamı, hayvanat bahçesinde doğup da annesinin beslemeyi reddettiği bebek kutup ayısı Knut’u yaşatmak için hemen örgütlenip bir inisiyatif oluşturarak kampanyalar açmış. Biz ise en yaşamsal konularda bile bir araya gelip bir birliktelik oluşturamazmışız.

Yalana bak! Bu millet kadar örgütlenmeye yatkın bir başka toplum yoktur.

Daha öncesine gitmek istemem ama , hatırlatmak babından söylüyorum, “İttihat ve Terakki”, “Hürriyet ve İtilaf”, “Teali cemiyetleri”; “TKP”, “Dev-Genç”, “THKO”, “THKP-C”, “İBDA-C”, “Cami Yaptırma Dernekleri”, “Fettullah Hocacılar”, “Adnan Hocacılar”, “Aczmendiler”, “Hizbullahçılar”, artık alfabenin 29 harfini ne şekilde bir araya getirirseniz o şekilde adlandırılabilecek örgütler neyin nesi oluyor? Hani biz Türkler örgütlenmeyi bilmezdik?

Bu “ergenekon” örgütü bunu diyenlerin yüzlerini kızartmıyor mu? Hangi millet böyle her boydan ve her soydan oluşmuş bir örgüt kurabilir?

Bu millete iftira etmeyin.

Hah! Örgütlenmeyi bilmezmişiz!

Basında SHP haberlerine dönmek için tıklayınız