Birgün-24/9/2008- Uğur Cilasun: BAŞBAKAN OLMALIYIM
Kafama koydum. Başbakan olacağım. Gözüme artık kolay görünüyor. Tayyip Bey’i izledikçe, “benim ondan neyim eksik?” diye düşünüyorum.
Bir kere ondan daha tahsilliyim. Birikimim de daha fazla (para olarak değil tabii). Başbakan ne yapıyor? Çıkıyor kürsüye, muhaliflerine sövüp sayıyor. Ben daha âlâsını yaparım. Öfkeyi bir hitabet sanatı olarak kullanıyormuş. Ben de hem sahiden öfkelenebilirim; hem de öfkelenmiş rolü yapabilirim.
Başbakan olmak için başka hangi şartlar aranıyor. Bir, hapse girmiş olmalı; iki, güzel şiir okumalı.
Evvel Allah hapisliğimiz var. Çok da güzel şiir okurum. İlkokulda iken bütün bayramlarda kürsüden ben şiir okurdum. Tayyip Beyle bu konuda yarışabilirim.
İşte şimdi başlıyorum. Şiirimi okuyorum. Sıkıysa Tayyip Bey de şiirine davransın.
Buyurun!
Bana bak!
Hey!
Avanak!
Elinden o zırıltıyı bıraksana!
Sana,
üç telinde üç sıska bülbül öten
üç telli saz
yaramaz!
Bana bak!
Hey!
Avanak!
Üç telinde üç sıska bülbül öten
üç telli saz
dağlarla dalgalarla kütleleri
ileri
atlatamaz!
Üç telli saz
yatağını değiştirmek isteyen
nehirlerden:-
köylerden, şehirlerden
aldığı hızla,
milyonlarla ağzı
bir tek
ağızla
güldüremez!
Ağlatamaz!
hey!
hey!
üç telli sazın
üç telinde öten üç sıska bülbül öldü acından.
Onu attım
köşeye!
hey!
hey!
üç telli sazın
ağacından
deli tiryakilere
içi afyon lüleli
bir çubuk
yaptılar!
Hey!
Hey!
Dağlarla dalgalarla, dağ gibi dalgalarla dalga gibi
dağ-lar-la
başladı orkestram!
Hey!
Hey!
Ağır sesli çekiçler
sağır
örslerin kulağına
Hay-kır-dı!.
Sabanlar güleşiyor tarlalarla,
tarlalarla!
Coştu çalgıcı başı,
esiyor orkestram
dağlarla dalgalarla, dağ gibi dalgalarla, dalga gibi
dağ-lar-la.