Birgün-21/7/2008- Uğur Cilasun: DOĞRU YAPAN YANLIŞLAR

Doğru ve yanlış eylemlerle, doğru ve yanlış insanları çaprazlarsanız, en az dört kategori elde edersiniz:

1- Yanlış Yapan Yanlış Adamlar

Ülkemizde bu kategoride yer alan adamların ve eylemlerin çokluğu öyle büyük ki tanımlamaya buradan başlamak kaçınılmaz oluyor. Örnekleri hep siyaset alanından vereceğim. Ama günlük hayatta bunların inanılmaz çeşitlemelerini bir bakışta görebilirsiniz.

Türbanı sembol alarak, islâmi yaşam biçimini tüm toplumumuza dayatan şeriat özlemcisi dinciler, yanlış yapan yanlış adamların siyaset dünyamızdaki en önemli örneğini oluşturuyor.

Solculuk adına tutuculuk, solculuk adına milliyetçilik, solculuk adına batı dünyası karşıtlığı yapan, başta CHP olmak üzere irili-ufaklı (nedense kendilerini “sol” diye isimlendirmekten vazgeçmeyen) siyasi partilerin lider kadroları da sürekli yanlış yapan yanlış adamların bir başka kümesini oluşturuyor.

2- Yanlış Yapan Doğru Adamlar

İnanılmaz iyi niyetleri ve dürüstlükleri ile, sırf ülkenin, halkın yararına olur düşüncesi ile yanlış yapan doğru adamlar kategorisinde , 1994 yılında CHP ile birleşmek uğruna, Başbakan Yardımcılığını, Dışişleri Bakanlığını ve en önemlisi SHP Genel Başkanlığını bir anda bırakan, sevgili Genel Başkanım Murat Karayalçın, bu kümenin en unutulmaz örneğini oluşturuyor.

Aynı zaman diliminde, “birleşme CHP çatısı altında olmalı” diye görüş belirten ve Onursal Genel Başkanı olduğu SHP’nin, deyim yerindeyse “belini kıran”, sevgili, merhum Erdal İnönü de bu kümenin anıt isimleri arasında yer alıyor.

3- Doğru Yapan Doğru Adamlar

Bu küme dört kategorinin en zavallı kümesi. Çünkü ne yapanların, ne de yapılanların kadri biliniyor. Burada gene, yukarda sözünü ettiğim iki lider ve onların iki eylemi örnek olarak yer alıyor:

Erdal İnönü 1991 seçimlerinde, yüksek bir vatanseverlik şuuru ve en az onun kadar yüksek demokrasi bilinci ile Halkı Emek Partisi’nin (HEP) Kürt kökenli adaylarını SHP listelerinden Meclise sokuyor. Seçilenler dahil pek çok kişi anlamıyor ama, “doğru adam doğru bir şey yapıyor”.

2004 yerel seçimlerinde bu kez Murat Karayalçın, geniş bir sol mutabakatı sağlayamıyor ama DEHAP’la seçim işbirliği yapıyor. Onları siyasetin legal zemini içerisinde kalmaya özendiriyor ve zorluyor. Bunun için hâlâ eleştiriliyor ama olsun, “doğru adam doğru bir şey yapıyor”.

4- Doğru Yapan Yanlış Adamlar

2008 yılındayız. Adına “derin devlet”, “kontrgerilla”, “gladio” ne derseniz deyin; toplumu şiddet yoluyla kontrol altında tutmak ve yönlendirmek isteyen; dahası bir askeri darbenin meşruiyet zeminini(!) hazırlamak için suç örgütü kurdukları savlanan, siviller, askerler, başıbozuklar, finans çevreleri, generaller, tarihimizde ilk defa yargı önüne çıkarılıp hesap sorulmaya başlanıyor.

Çok doğru bir şey yapılıyor. Ama bu doğruyu, ardındaki niyetleri açısından kimseye güven vermeyen “yanlış adamlar” yaptıkları için, toplumun bir kesimi ürküyor, ürperiyor. Desteklesin mi desteklemesin mi; alkışlasın mı alkışlamasın mı karar veremiyor.

Ben kendi görüşümü söylüyorum:

Yanlış adamlar da yapsa, yapılan doğruysa benim gözümde “muteberdir”. Bunun sonunda şeriat gelmesi tehlikesi de yoktur. Bu tehlike olsa bile bunu önlemenin yolu “askerin süngüsü” değildir. Vesselam.

Basında SHP haberlerine dönmek için tıklayınız