Birgün-1/9/2008- Uğur Cilasun: LÜMPEN VATANSEVERLİK
Öyle pek kıskanma huyum yoktur. Ama bazen bir laf duyuyorum, kıskançlıktan çatlıyorum. “Bu lafı niye ben bulamadım?” diye hırslanıyorum.
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı orgeneral Aytaç Yalman bir gazeteciye konuşmuş: “Vatan sevgisi lümpen insanlara terk edilemeyecek kadar ciddi bir iştir” demiş.
Paşayı tanımıyorum ama sırf bu lafından ötürü kendisine ömür boyu muhabbet besleyeceğim kesindir. Paşa muhteşem bir teşhis koymuş.
Bana göre de “vatanseverlik edebiyatı” tam bir “lümpen” işidir.
Bakarsınız adam vatanı sevmek konusunda burnundan kıl aldırmıyor. Atıyor-tutuyor; vatan uğruna ölmekten bahsediyor; bir araştırıyorsunuz, asker kaçağı çıkıyor.
Sürekli bu vatanı ne kadar sevdiğini söylüyor; kızını-gelinini, çocuklar doğuştan ABD vatandaşı olsunlar diye New York’ta doğurtuyor.
Vatan aşkını anlatırken ağzından köpükler saçılıyor. Neredeyse kendisinden başka herkesi “vatan haini” sanıyor. Oğluna stadyumda sünnet düğünü yapıyor Helikopterle dansöz getiriyor. Vergi levhasına bakıyorsunuz, bir yıl önce bin YTL vergi vermiş.
Çifte silah taşıyor; Ergenekon çetesinin vurucu gücü; çek-senet tahsili yapıyor. Adam öldürüyor; sorulduğunda “her şeyi vatan için yapıyor”; o da askerden kaçmış; vergi de hiç vermiyor.
Her şeyi “vatan” üzerinden tezgahlayanların oyununa gelmemek lâzım. “Vatan elden gidiyor” diye nara atanlara hep çok şüphe ile bakmak lazım.
Vatanı sevmek çok yüce bir duygudur. Onun için herkesin kendi işini iyi yapmaya çalışması gereklidir. Eğer yöneticilerine çok öfkeli ise yirmili yaşlarında hapishaneye düşmeyi göze alması gereklidir.
Diz boyu karda, salgın hastalık ihbarı aldığı bir köye gitmek için, kızakla dört saat yol giden bir doktor olmak gereklidir.
Doğu Anadolu dağlarında, köylerinde, aylardır yıkanmamış, gözleri çapaklı kızları kucağına alarak, sevip okşayarak dişlerini muayene eden bir diş hekimi olmak gereklidir.
Hiç kuşkunuz olmasın, “ben bu vatanı herkesten çok seviyorum” diye ortaya atılan herkes, Aytaç Paşa’nın söylediği gibi bir “lümpen vatansever”dir. Zira gerçek vatanseverler bunu söylemezler. Duyguları kendilerine saklıdır. Açık ederlerse ayıp olacağını düşünürler. Onların nasıl vatanseverler olduklarını, Gümüşhane’nin, Erzurum’un, Çubuk’un, Ortabereket’in insanları bilirler. Bilirler ve onları hiç terk etmezler.
Vatanseverlik yaftası, şimdilerde, faşistlerin, ırkçıların, vurguncuların, ümmetçilerin bir sığınağıdır.
Bizlerin –hamdolsun- böyle kalkanlara ihtiyacımız yoktur.