Birgün-15/12/08- Uğur Cilasun: ASİ ÇOCUKLAR
Bizim gençliğimizde, en yeni Hollywood filmlerini, en erken on yıl sonra izleyebilirdik. Şimdiki gibi Amerika ile aynı günde gösterim, nerde!
Bu nedenle, 50’li yılların ünlü aktörü- daha otuz yaşını göremeden bir otomobil kazasında ölüveren- James Dean’in ünlü filmi “Asi Gençlik”i biz 60’ların ortasında seyrettik. O sırada artık biz de gençtik. Ama bizim, o filmlerdeki gençler gibi ne deri ceketlerimiz vardı; ne arabalarımız, motosikletlerimiz; ne de güzel kızlarla gidebildiğimiz “dancing”lerimiz. Oysa onlar da gençti biz de. Ama onlar “asi genç”ti biz “kuzu genç”.
Oysa içimiz fıkır fıkırdı. Biz de biraz “asi gençlik” yaşamak istiyorduk. Otoriteye karşı çıkmak istiyorduk. Ama daha bunu düşünürken bir de baktık ki çırılçıplak soyulup, sırtüstü yere serilmişiz. Ayaklarımız falakanın kayışlarına bağlı, tabanımıza inen sopaları sayıyoruz. Böylece bizim kuşağımızın “asi gençlik” sevdası, öylesine başlamadan bitti.
Şimdi dünya artık, asi gençlerin de değil, “asi çocukların” dünyasına dönüşüyor. Dünyanın dört bir yanında, her gün TV ekranlarındalar.
Bir bakıyorsunuz Filistin’de, ellerinde Davut’un Golliath’ı gözünden vurduğu sapanlar; kafaları kefiyeleri ile sarılı; tankın üstündeki dişlerine kadar silahlı İsrail askerine taş yağdırıyorlar. En küçükleri en öndeler. Hiç yorulmuyorlar. Gerçi o hengâmede en talihsizleri, babası ile saklandıkları çöp bidonunun arkasında delik-deşik ediliyor ama ne gam, diğerleri durmuyorlar.
Arafat’ın “küçük generalleri” büyüklerine taş çıkartıyorlar.
Şimdi günlerdir Yunanistan’dalar. Kafalarına kar maskeleri takmışlar. Muhtemelen kendilerini “Batman” gibi görüyorlar. Gene en büyük silahları “taş”. Korkmuyorlar. Halbuki daha birkaç gün önce 15 yaşında bir arkadaşları bir polis kuruşunu ile ölüverdi.
Hiç aldırmıyorlar. Taşlarını kalkanlarının arkasına sinmiş polise sallıyor, sonra birbirlerine bakıp hınzırca gülümsüyorlar. Bir eğleniyorlar, bir eğleniyorlar.
Geçen yıl aynı çocuklar Paris”teydiler. Varoşları cehenneme çevirdiler. Amerika’lı “kara panter” Malcolm X’in “yak bebeğim yak” sloganını kendilerine meşale edinmişlerdi. Binlerce arabayı çevirdiler, devirdiler, yaktılar. Aman ne eğlendiler, ne eğlendiler.
Diyarbakır’dan bir fotoğraf. Bir grup çocuk. En öndeki 8-10 yaşlarında. Boynundaki mendili kovboylar gibi, üçgen şeklinde burnunun üstüne çekmiş. İki eli ile “V” işareti yapıyor. Arkada dumanlar tütüyor. Belli ki polise taşını atmış; şimdi zaferle gülümsüyor. Halbuki dün o polisle sokakta top oynamışlardı. Ama o dünün oyunu idi. Bugün oyun başka. Ve işte çocukluk böyle bir şeydir.
Bu günün çocukları işte böyle “asi çocuklar”. Ben de onları çok seviyorum.