Birgün-14/05/08- Uğur Cilasun: HERKES SEYREDİYOR
22 Temmuz 2007’den beri, Türkiye bir “Federico Fellini” filmine döndü. Bir sinema uzmanı değilim ama 7’nci sanat üzerine epey okuyup düşünmüşlüğüm vardır. Fellini, oyuncularını “yönetmeyi” pek sevmeyen bir yönetmendir. Oyuncularının kendi bildiklerini oynamaları bu ünlü yönetmenin en önemli özelliklerinden biridir. Fellini’nin her tipi kendi oyununu bağımsızca oynar; sonra yönetmen onları dilediğince kurgular.
22 Temmuzdan sonra AKP, “ne oldum delisi” oldu. Birdenbire %46’yı aşan bir oy alınca, AKP yöneticilerinin, başta Başbakan olmak üzere, dengeleri bozuldu. Ellerinin altında yönetilmesi gereken 70 milyonluk bir ülke olduğunu unuttular.
Egoları ön plana çıktı. Onlar buna “nefs” diyorlar. Başbakan türban sorunu için, “beş yıldır sabrettim; artık yeter!” diye narayı bastı. MHP de AKP yönetiminin bu denge kaymasını, algılama bozukluğunu sezinleyince oltayı attı. Recep Tayyip Erdoğan MHP’nin yemine atlar atlamaz saat çalışmaya başladı. Anayasa değişikliği, YÖK Başkanının acemice aculluğu derken ortam iyice gerildi ve Yargıtay Başsavcısının AKP için “kapatma” istemi ile dava açması, zaten elde olmayan “yönetim” ipini iyice boşalttı.
Şu anda Türkiye yönetilmemektedir. Hükümet ve onu oluşturan parti yalnızca ve yalnızca kendi derdi ile meşguldür. Bakanlar, kendi konuları ile ilgiyi kesmişlerdir. Bakanlıklar, hiçbir liyakat, beceri, güvenirlik, deneyim aranmadan, sadece badem bıyığına, karısının türbanına bakılarak tayin edilen eğitimsiz bürokratların yönetimine bırakılmıştır. Bu bürokratlar da yönetim sorumluluğu duymadıkları için, kendi keyiflerine göre kararlarla “idare-i maslahat” eylemektedirler.
Şu anda Türkiye’de “yönetim” yoktur. “Yöneten” de yoktur. Her yönetim birimi kendi bildiğini okumaktadır. Bunun için ekonomide dizginler çoktan elden çıkmıştır. Devlette hiçbir şey önceden planlanamamaktadır. Hükümet önünü görmemektedir.
Geçen gün “büyük Türk Büyüğü” Kemal Derviş konuştu: “Enflasyon tsunamisi geliyor” dedi. Bunun öncü dalgaları zaten kıyıya ulaştı. Nisan ayında devletin enflasyonu (vatandaşınki değil) %14’ü geçti. Evlere şenlik Maliye Bakanı “kimse enflasyon düşer diye beklemesin” buyurdu.
Bu yönetimdeki her saz başka telden çalıyor. İşler, “saldım çayıra, mevlam kayıra” yöntemi ile yürüyor.
Fellini film çekiyor. Bütün oyuncular kendi bildiğini oynuyor. Yönetmesi gerekenler seyirci koltuğunda. Herkes seyrediyor. Kendi kişisel geleceğinin hesabını yapıyor.
Tepeden bir çığ yuvarlanıyor. Aşağıdakiler çaresiz, ümitsiz, bikes, olacakları bekliyor.